Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/3484 E. 2006/4898 K. 26.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3484
KARAR NO : 2006/4898
KARAR TARİHİ : 26.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.10.2005 gününde verilen dilekçe ile şahsi hakka dayalı tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.01.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Belediye Tüzel Kişiliğinin Satışı nedeniyle tapu iptali tescil, olmadığı takdirde satış bedelinin tahsili istemleriyle açılmıştır.
Mahkemece, davacının mülkiyet aktarılması isteği satışın yöntemine uygun yapılmadığından, bedele ilişkin talep ise zamanaşımı noktasından reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davacı, 6259 parselin Belediye Encümeninin 04.04.1972 tarih ve 26/1 sayılı kararı ile satıldığını ileri sürerek Altındağ Belediyesinin 16.08.1973 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğüne yazdığı yazıya delil olarak dayanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanununun 18.maddesi uyarınca taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine, tahsisin kaldırılmasına, 3 yıldan fazla kiralanmasına ve süresi 30 yılı geçmemek koşuluyla taşınmazlar üzerinde sınırlı ayni hak tesisine karar verecek organ Belediye Encümeni değil, Belediye Meclisi’dir.
Dayanılan 16.08.1973 günlü yazıda satışın Belediye Encümen Kararıyla yapıldığı belirtildiğinden bu satış geçersizdir. Geçersiz satış nedeni ile mülkiyet aktarımı istenemeyeceğinden mahkemece tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesinde yasaya aykırılık yoktur. Ancak;
Davada ikinci kademede istek olarak satış bedelinin tahsili de talep edilmiş, bu istek zamanaşımı noktasından reddedilmiştir. Burada önemli olan zamanaşımının başlangıcına hangi tarihin esas alınacağıdır. Dairemizin Yerleşik Kararları uyarınca bu gibi uyuşmazlıklarda para alacağı yönünden zamanaşımı ferağ umudunun söndüğü tarihte başlar. Davacı taşınmazın ferağı hakkını kaybettiğini, ancak açtığı eldeki davada öğrendiğinden alacak istemi açısından zamanaşımı davanın açıldığı tarihte başlamış sayılır. O yüzden davacının satış bedelinin istirdadına ilişkin talebi incelenerek sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır. Alacak talebinin zamanaşımı varmışcasına reddedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.