YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3755
KARAR NO : 2006/8337
KARAR TARİHİ : 11.07.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … KOL VD.
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 18.07.2005 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinin feshi ve ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; kira sözleşmesinin feshi isteminin reddine, ipoteğin fekki istemi yönünden mahkemenin görevsizliğine dair verilen 21.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 11.07.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili gelmedi. Karşı taraf davalı … vekili Av…. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 7.4.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalıya ait taş ocağını on yıl süre ile kiraladığını, ancak davalı kiralayanın yaptırmış olduğu tespit neticesinde rezervin tamamının tükendiğinin belirlendiğinden kira sözleşmesinin konusunun kalmadığını ileri sürerek, kira sözleşmesinin feshi ile kira bedelinin teminatı amacıyla davalı yararına konulan ipoteklerin fekkini istemiştir.
Mahkemece, kira sözleşmesinin feshi isteminin reddine , ipoteğin fekki isteminin ise değere göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacıların sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Uyuşmazlık, Borçlar Kanunun 270 ve devamı maddelerinde düzenlenen hasılat kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 30.4.1973 tarih ve 1711 sayılı Kanunla değiştirilen 8/II, b, 1. maddesi “ kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davalarına , bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davalarına ve bunlara karşılık olarak açılan davalara “ bakmaya Sulh Mahkemelerini yetkili kılarken, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları hakkındaki kanunun uygulama alanı içinde kalan yerleri amaçlamaktadır. Gerçekten de, 6570 sayılı Gayrimenkul kiraları Hakkındaki Kanunun 1. maddesi ile bu kanunun uygulaması yasa kapsamında kalan kiralanan yerin musakkaf ( çatılı ) bir taşınmaz olmasına hasredilmiştir. ( Hukuk Genel Kurulunun 27.5.1998 tarih 1998/3-361 Esas 1998/373 Karar sayılı ilamı.)
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8/II, b , 1 maddesi ile 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunun uygulama alanı içinde kalan yerler hakkında açılan davaların basit yargılama usulünün uygulandığı Sulh Hukuk Mahkemesinde görülerek süratle sonuçlandırılması amaçlanmıştır. Bu nedenle,Borçlar Kanununun 270 ve devamı maddelerinde düzenlenen hasılat kirası hükümlerinin uygulanması gereken yerler hakkında anılan madde hükmü uygulanamaz . Yanlar arasındaki sözleşmede yıllık kira parası 13.310.000.000 T.L. olarak belirlendiğinden ve dava 18.7.2005 tarihinde açıldığından davayı görmekle görevli mahkeme Sulh Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece, açıklanan olgu gözetilerek kamu düzeninden olan görev konusu re’sen dikkate alınıp kira sözleşmesinin feshi istemi yönünden de dava dilekçesinin görev noktasından reddi yerine çekişmenin esasının incelenmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine,11.7.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.