Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/3863 E. 2006/4925 K. 27.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3863
KARAR NO : 2006/4925
KARAR TARİHİ : 27.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.08.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.01.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydındaki vakıf şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan “Sultan Bayezit Han Vakfı” şerhinin taviz bedeli ödenmeksizin terkinine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tesbitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz ” hükmü yer almaktadır. Eldeki davada ise davacılar, kadastrodan önceki bir hukuki nedene dayanmamakta, aksine tapulama tutanağında yer almayan ancak sonra … İdaresinin tek taraflı işlemi ile çap kaydına yazılan vakıf şerhinin terkinini istemektedirler. Şu hale göre, mülkiyet hakkı sahibi olan davacıların açıklanan nitelikteki istemi konusunda 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesinin uygulanması olanağı yoktur. Davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı dosyaya getirilmediğinden kayıtta vakıf şerhinin yazılı olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bununla birlikte gerek Bağcılar Tapu Sicil Müdürlüğünün, gerekse Tapu Kadastro 2.Bölge Müdürlüğünün ve Münakale Şefliğinin dosyaya gönderilen muhtelif tarihli cevabi yazılarından, kayıtta vakıf şerhinin yer aldığı bildirilmekte ise de, kaydı şerhin ne zaman yazıldığı konusunda bir kesinlik bulunmamaktadır. Bağcılar Tapu Sicil Müdürlüğünün 05.01.2006 tarihli yazısında dava konusu 1771 ada 12 parselin geldisi olan 1251 parselin tapulama tesbitinin 20.04.1956 tarihinde kesinleştiği ve kaydı üzerinde vakıf şerhinin mevcut olduğu bildirilmişse de, şerhin yazılma tarihi kesin olarak belirtilmemiştir. Bu durum da, taşınmazın tapu kaydı getirilerek kayıtlarında vakıf şerhi bulunup bulunmadığı, var ise şerhin kayda yazılma tarihinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması: Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 02.04.2004 tarih ve 2003/1 Esas, 2004/1 Karar sayılı içtihadı ile 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesi gözetilerek veya vakfın niteliğine göre tavize tabi olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Somut olayda, açıklanan eksikliklere yönelik bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Noksan soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, Anayasanın 141. ve HUMK.nun 388.maddelerine aykırı biçimde kararın gerekçesiz olarak yazılması da doğru bulunmamış, kararın açıklanan tüm bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.