YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4111
KARAR NO : 2006/5411
KARAR TARİHİ : 08.05.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.3.2005 gününde verilen dilekçe ile tespit ve elatmanın önlenmesi, geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, paylı mülkiyet malikleri arasında yararlanmanın engellenmesi, payın miktar olarak saptanması ve genel yola geçit sağlanması istemleriyle açılmıştır.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanmayan paydaş buna engel olan diğer paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenmesini isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını sağlamadan veya miras şirketine temsilci atamadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak; dava konusu taşınmazda paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açtığı yararlanmadan engel olma davasının dinlenme olanağı yoktur. Bu gibi durumlarda paydaşlar arasında çıkan nizanın kesin olarak açılacak taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davasından çözümü gerekir. Bilindiği üzere Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213. maddelerindeki açık hükümler karşısında tapulu taşınmazların harici veya fiili taksimi ile paylara bölünerek ana taşınmazdan ayrılması düşünülemez. Ne var ki; taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında yapılan bir anlaşmayla belirlenmiş veya fiili bir kullanma biçimi oluşturularak uzun süre paşdaşlar bu durumu benimsemişlerse paylı taşınmaz hukuken geçerli taksimi yapılmasına ya da satılarak ortaklığın giderilmesine veya o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar durumun korunması ahde vefa kuralının gereğidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Çekişmeli 556 parsel düzenlenen krokiye göre fiilen 5 ayrı parsele dönüştürülerek taraflarca kullanılmaktadır. Davacıya ait bölüm krokide 2 numara olarak gösterilen yerdir. Davacının fiilen kullanmaya karşı çıkması söz konusu değildir. Sorun pay miktarının eksikliğinden kaynaklandığından ve ancak az yukarıda sözü edildiği üzere bu gibi durumlarda miktar eksikliğinden bahisle açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığından, mahkemenin davası reddetmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur.
Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 8.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.