Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/4304 E. 2006/5597 K. 12.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4304
KARAR NO : 2006/5597
KARAR TARİHİ : 12.05.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.1.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev yönünden reddine dair verilen 21.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasanın 19 maddesi uyarınca kamulaştırma yapılarak hükmen adlarına tescil edilen taşınmazın kadastro tespiti sırasında davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş, davalılar davayı kabul etmişler, mahkemece uyuşmazlığın Kamulaştırma Yasasından kaynaklandığı gerekçesi ile asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 716/2. maddesinde mülkiyetin tescilsiz kazanım şekilleri gösterilmiştir. Bunlardan birisi usulünce tamamlanmış kamulaştırma bir diğeri ise kesinleşmiş mahkeme ilamıdır. Eldeki davada, kamulaştırma işlemi sonucu dava konusu taşınmazın hükmen davacı adına tescil edildiği ileri sürülmektedir. Bu durumda davacının doğrudan doğruya ilamın infazını isteme olanağı bulunmaktadır. Ancak, taşınmaz tescil ilamı uyarınca işlem görmeden kadastro işlemine tabi tutulmuş ve yeni bir parsel numarası ile davalılar miras bırakanı adına tescil edilmiştir. İddia açıklanan şekli ile mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Hal böyle olunca da uyuşmazlığın Kamulaştırma Yasası hükümlerine göre değil, Türk Medeni Kanunu’nun 716/1. maddesi hükümlerine göre incelenerek sonuca ulaştırılması gereklidir. Mahkemece, açıklanan şekilde hukuki nitelendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 12.5.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.