YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4345
KARAR NO : 2006/5427
KARAR TARİHİ : 08.05.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.9.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, meni müdahale ve kal isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 184 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davacı, komşu 184 ada 6 parsel sayılı taşınmazın çapa dayalı olarak davalı adına tapuda kayıtlı ve her iki taşınmazın müşterek sınırla komşu olduğunu, davacının kendi taşınmazı içinde ve sınırda duvarı bulunduğunu, davalının davacıya ait sınırdaki duvarı kullanmak suretiyle kendi taşınmazına kümes yaptığını ve bu şekilde davacıya ait duvara müdahalede bulunduğunu bildirerek müdahalenin men’ini ve davalı tarafından oluşturulan kümesin kal’ini istemiş, davalı kümesi dayadığı duvarın kendi taşınmazı içinde kaldığını bildirerek davanın reddini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahallinde yapılan keşifte dinlenen uzman fen elemanı bilirkişi raporunda, davacıya ait duvarın davacı taşınmazı kapsamında kaldığı ve davalı tarafından yapılan kümesin sınırda bulunan davacıya ait duvara dayalı olarak yapıldığı belirlenmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacıya ait sınırdaki duvarın davacı taşınmazı kapsamında kaldığı, davalının sınırda duvar yapmadan oluşturduğu kümesi davacıya ait duvara dayamak suretiyle müdahalede bulunduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 683.ncü maddesinde, bir şeye malik olan kimsenin hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahip olduğu, maliki olduğu şeyden her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava edebileceği düzenlenmiş, yine aynı yasanın 718.nci maddesinde mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapıların da girdiği açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda; davalı yaptığı kümesi davacının mülkiyetinde bulunan duvara dayamak suretiyle komşuluk hukukuna ve Türk Medeni Kanunun 683.ncü maddesine aykırı davranmış ve böylece davacının maliki olduğu duvarı kullanma dilediği gibi kullanma hakkını engellemiştir.
Hal böyle olunca; davanın kabulü yerine değişik bazı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 8.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.