YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4457
KARAR NO : 2006/5856
KARAR TARİHİ : 23.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.05.2005 gününde verilen dilekçe ile tahsis kararının iptali ve müşterek mera olduğunun tesbiti ve men’i müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 4342 sayılı Mera Kanununun 12 ve devamı maddeleri uyarınca davalı köye yapılan mera tahsis işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiş hükmü davalı köy tüzelkişiliği temyiz etmiştir.
4342 sayılı Mera Kanununun «Tanımlar» başlıklı 3. maddesine göre Tahsis:çayır, mera, yaylak ve kışlakların kullanımlarının verimlilik ve sosyal adalet ilkelerine uygun şekilde düzenlenerek münferiden ya da müştereken yararlanmak üzere bir veya birkaç köy ya da Belediyeye bırakılması işlemidir. Yasada tahsisle ilgili teknik ekipler ve komisyonların ne gibi iş ve işlemler yapacakları ayrıntılı olarak belirlenmiş, tahsis kararının tebliği, ilanı, itirazı ve kütüğe kaydına ilişkin 13.ncü maddesinde komisyonların tahsise ilişkin kararlarına karışı 30 günlük ilan süresi içinde dava açılmadığı takdirde kesinleşeceği ve tahsis kararının Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilerek özel siciline kaydedileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; 810 parsel sayılı taşınmazın davalı köye tahsisi 25.4.2003 tarih 2001 sayılı Komisyon Kararıyla yapılmıştır. Komisyon kararı 4.6.2003-5.7.2003 tarihleri arasında askı suretiyle ilan edilmiş, 30 günlük süre içersinde genel ya da kadastro mahkemesine dava açılmadığından 5.5.2003 tarihinde Valilik oluruyla kesinleşmiştir. 4342 sayılı Mera Kanununda iki türlü
ilan öngörülmüş bulunmaktadır. Bunlardan ilki; yasanın tahsis kararını doğrudan tebliği için öngördüğü kamu kurum ve kuruluşlarıdır. Bunlar taşınmazın bulunduğu yer Köy Muhtarlığı ile Belediye Başkanlığı, Defterdarlık veya Mal Müdürlüğü ilgili Orman Müdürlüğü ve Tarım Reformu Teşkilatıdır. İkinci tür yapılması gereken ilan ise Köy ve Belediyelerde ve bunların bağlı olduğu ilçelerde alışılmış araçlarla yapılması gereken ilandır. Görülüyor ki, yasa taşınmazın bulunduğu köy dışında komşu da olsa başkaca köylere tebliğ suretiyle ilan zorunluluğunu getirmemiştir. Bu bakımdan Mera Komisyonun 25.4.2003 tarihli tahsis kararının taşınmazın bulunmadığı davacı köyde ayrıca tebliğ suretiyle ilanı gerekmez. Eldeki dava ise 30 günlük ilan süresi dışında kesinleşen Mera Tahsis Komisyonu Kararına karşı 12.5.2005 tarihinde açılmış bulunmaktadır. Davacı köy yasanın 12. maddesine dayanarak köy hayvan sayısının ve ihtiyacının değiştiğini ileri sürüp her beş yılda tahsisin yeniden değerlendirilmesini Mera Komisyonundan talep edebilirse de tahsis kararı kesinleştiğinden bu sorununun giderilmesini mahkemeden isteyemez. Açılan davanın yasanın öngördüğü süreden sonra açıldığı gözetilerek reddine karar verilmesi gerekirken çekişmenin esasının incelenip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 23.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.