Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/4726 E. 2006/5929 K. 25.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4726
KARAR NO : 2006/5929
KARAR TARİHİ : 25.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.04.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 (önceki Medeni Kanunu’nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Somut olayda; 68 parsel sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içersinde olduğu ve genel yola bağlanması gereksinimi bulunduğu sabittir.
Mahkemece, taşınmazın güneyindeki DSİ İdaresine ait yoldan 68 parselin yararlanmasına onay verilmediği kuzeydeki yola bağlanacak bölümün erişim kontrollü olmaları nedeniyle dava reddedilmiştir.
Gerçekten Karayolları Kanununun 3.maddesine göre, erişme kontrollü karayollarına bağlantılar Karayolları Genel Müdürlüğünün uygun gördüğü yerlerden ve uygun gördüğü şekillerde yapılır. Erişme Kontrollü Karayoluna bitişik arazi sahipleri, kiracı ve kullananların bu yola bitişik olmaları veya başka bir sebepten dolayı arazilerinden karayollarına giriş çıkış hakları yoktur. Bu nedenle mahkemece; hüküm altına alınacak yerden geçit hakkı kurulmasında karayollarına ilişkin mevzuat yönünden engel bulunup bulunmadığının saptanması amacıyla bilirkişi tarafından düzenlenen rapor da gönderilmek suretiyle ilgili birimden görüş alınmalı sadece bilirkişi raporuyla yetinilmemelidir. Eldeki davada geçidin, İstanbul-Ankara Şosesine bağlanması istendiğinden bu konuda açıklanan husus gözetilmeyerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Diğer taraftan 26.3.2002 tarihli krokide 3.ncü bir alternatif olarak 68 parselin doğusunda mavi ile taralı 3.ncü bir alternatif daha gösterilmiştir. Mahkemece bu alternatif üzerinde de durulmalı taraf teşkilini sağlayan usuli işlemler yapılarak davacı parselinin geçit ihtiyacı haklı bir neden yoksa bu alternatif üzerinden de aranmalıdır. Tüm bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırmayla davanın reddedilmiş olması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.