Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/475 E. 2006/970 K. 07.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/475
KARAR NO : 2006/970
KARAR TARİHİ : 07.02.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.12.2004 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kesin hüküm sebebiyle reddine dair verilen 19.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
./..
-2-

2006/475-970

Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Somut olaya dönüldüğünde;
Davacı, 10.12.2004 tarihli dilekçesi ile; paydaşı olduğu 464 parsel numaralı taşınmazın malik hanesinde ‘… ’ olarak yazılı bulunan isminin nüfus kaydına uygun olarak ‘ …’ olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/368 E.2003/1203 K. sayılı kararı ile aynı parsele yönelik istemin reddedildiği ve bu kararın kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesi davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava Medeni Kanunun 1027. maddesine göre tapu kaydında yazılı ismin nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesi isteğine ilişkin olup sicillerin doğru yazılması isteğinden kaynaklanan ve kamu düzenine dayalı bu tür istemler vazgeçilmez haklardan olup taşınmazın aynına ilişkin olmadığından her zaman istenebilir. Davacı kesin hükme esas alınan dosyada; ‘… ’ olarak yazılan isminin ‘… ’ olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuş istem tapuda malikin isminin ‘ … ’ olarak yazılı bulunduğundan reddedilmiş olup her iki davada ileri sürülen hukuki sebepler de farklıdır. Bu nedenle davanın dinlenme olanağı vardır. Taraf delilleri değerlendirilerek yukarıda belirtilen ilkelere uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra davanın esasına dair bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine,7.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.