Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/5252 E. 2006/6634 K. 08.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5252
KARAR NO : 2006/6634
KARAR TARİHİ : 08.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 07.12.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava çekişmeli parsellerdeki vakıf şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece dava kabul edilmiş hükmü davalı … Genel Müdürlüğü temyiz etmiştir.
1485-1416-1056 parseller …adına kayıtlıdır. 872 parselde ise …’ün 4/8 payı bulunmaktadır. Davacılar …’ün bir kısım mirasçılarıdır. Kayıt maliki …30.5.1971 tarihinde vefat etmiş olup, terekesi elbirliği mülkiyet rejimine tabidir.
Elbirliği halinde mülkiyette (somut olayda olduğu gibi) mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Medeni Kanunun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin “ortaklığın” tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan herbirinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı da yoktur. Bu anlatımın doğal sonucu olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir. Medeni Kanunumuzda bir ortağın tek başına dava açabileceği, nevarki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri yada davanın miras şirketine atanacak
temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı Mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan davaya katılmayan ortakların olurları alınmaksızın veya Medeni Kanunun 640.maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek çekişmenin esasının incelenip dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Diğer taraftan kabul şekline göre de 872 parselde muris …’nin 4/8 payı bulunmaktadır. Vakıf şerhinin bu paya hasren kaldırılması gereken diğer paydaşların da davaları varmışçasına 872 parselin tümünden şerhin kaldırılması da yanlıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 8.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.