Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/5274 E. 2006/6059 K. 29.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5274
KARAR NO : 2006/6059
KARAR TARİHİ : 29.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydına dayalı müdahalenin önlenmesi, kal ve ecrimisil birleşen davada tapu iptali ve tescil mümkün değilse tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 7.3.2006 gün ve 2005/11556-2006/2579 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ve birleştirilen davanın davacıları Ramazan ve Berrin Yıldırım vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapuya dayalı elatmanın önlenmesi ve kal birleştirilen davadaki istemler ise zilyetliğe ve Türk Medeni Kanunun 724.maddelerine dayanan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde arazi üzerinde yapılan binaların malzeme ve ağaçların bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece elatmanın önlenmesi ve kal davası kabul edilmiş birleştirilen davadaki istemler red edilmiş, hükmü birleştirilen davadaki davacılar vekili temyiz etmiş karar Dairemizce onanmıştır.
Çekişme konusu 133 ada 2 parsele ilişkin tapu kaydında 9600 m2 yüzölçümünde hali arazi niteliğinde 755 parsel olarak Maliye Hazinesi adına kayıtlı iken 3.7.1996 tarihinde Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne devir edildiği bu kuruluş tarafından da 16.12.1996 tarihinde davacı Kooperatife satıldığı anlaşılmaktadır. Davacı Kooperatif İmar Uygulaması sonucu çapa bağlanan taşınmazı, çap kaydına dayanarak elatmanın önlenmesi ve kal isteminde bulunmuştur. Gerçekten mülkiyet hakkının içeriği başlıklı Türk Medeni Kanununun 683.maddesi gereğince birşeye malik olan kimse o şey üzerinde dilediği gibi yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteyebilir. Anılan Yasanın 718 maddesine göre de mülkiyet hakkı arazi üzerindeki mülkiyeti kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki … ve alttaki arz katmanlarını kapsar. 719 maddesine göre de mülkiyet hakkının belirlenmesinde asıl olan tapu planlarındaki sınırdır. Çekişmeli yapıların davacı kooperatife ait çap sınırında kaldığı hususunda bir uyuşmazlık yoktur. Dolayısı ile davacıya ait çap kapsamında yapılan şeyler yani inşaat arazi mülkiyeti içindedir. Gerçekten başkasına ait çap içersine yapı yapılması ile bunun mülkiyeti arazi sahibine ait olmakta ve sonuçta, yapıda kullanılan malzemenin maliki malzemesi üzerindeki hakkını kaybetmektedir. Kayıt malikinin mülkiyet hakkı kapsamındaki yere yapılan yapının yıkımını istemesi durumunda ondan istisnalar dışında tazminat talep edilemez. Türk Medeni Kanununun 718.maddesinin 2.fıkrasında “yasal sınırlamalar” olarak sözkonusu yapılan bu istisnalar ise bir kimseye ait arazideki yapıya başka bir kişinin üst hakkına dayanarak inşaat yapıp malik olması bir araziden geçen su, elektrik, gaz gibi mecraların bunların ait işletmelerin mülkiyetine tabi bulunması ve nihayet başkasının arazisine, taşkın inşaat yapılması durumunda taşan kısmın yapı malikinin mülkiyetine tabi olma imkanıdır. Türk Medeni Kanununun dışında 3194 sayılı İmar Kanunun 18.maddesinde mülkiyetin arzın malikinden başkasına ait olmasına olanak tanımıştır. Ancak bu hüküm imar parselinde malik olan kişiler arasında arazi ve yapının farklı maliklere bırakılmasında uygulanabileceğinden somut olayda birleştirilen davadaki davacıların bu hükümden yararlanma imkanı yoktur. Diğer talepler ise yeni malik olan davacı kooperatife karşı ileri sürülemiyeceğinden, Mahkemenin elatmanın önlenmesi ve kal davasının kabul, birleştirilen davayı red etmiş olmasında ve bu kararı onayan dairemiz ilamında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, H.U.M.K.’nun 440. maddesinde öngörülen hususlardan hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı Yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaleti ile takdiren, 150 YTL para cezasının düzeltme isteyenden tahsiline, red harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 29.5.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.