YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5329
KARAR NO : 2006/6418
KARAR TARİHİ : 06.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.3.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 28.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalıya ait 294 ada 5 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mera olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile tescil istemiştir.
Mahkemece, 4342 sayılı Mera kanununun geçici 3. maddesinin 2. fıkrasında sözü edilen uygulama yapılarak taşınmazın emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı Hazineye ödenmek üzere depo ettirilmiş ve bu nedenle de konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 294 ada 5 parsel sayılı taşınmazın öncesi dava dışı …Belediyesi Tüzel Kişiliğinin merası olan 608 parsel sayılı taşınmazdan gelmektedir. Davalı bu taşınmazı 23.3.1999 tarihinde belediyeden satış suretiyle edinmiştir. Dosya kapsamından taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapıldığı imar planlarının 11.10.1996 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.maddesinde 5334 sayılı Kanunla değişiklik yapılmış ve bu değişiklikle Hazine adına tescili gereken 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içindeki yerleri yerleşim yeri olarak işgal edilenlerin ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescillerinin bedel talep edilmeksizin aynen devam edeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz önce dava dışı belediye adına tescil edilmiş, davalı taşınmazı belediyeye bedel ödeyerek 23.3.1999 tarihinde satın almıştır. Davalı, Yasanın geçici 3.maddesinin 2. fıkrasında sözü edilen adına doğrudan tescil yapılan gerçek yada tüzel hukuk kişisi olmadığından Hazineye bir bedel ödemesi gerekmez. Hazinenin belediyeden isteyemeyeceği bir bedeli taşınmazı belediyeye bedel ödeyerek satın alan davalıdan talep etmesi de düşünülemez. Bu bakımdan mahkemece davalıya taşınmazın emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı kadar bedeli depo etmesi için süre verilmesi belirlenen süre içinde bedelin depo edilmesi üzerine davanın konusu kalmadığından söz edilerek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle davanın reddi yerine yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle , temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 6.6.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.