YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5336
KARAR NO : 2006/7769
KARAR TARİHİ : 30.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.12.2003 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.07.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … davalı … Sicil Müdürlüğü vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kayıtlarındaki hisseye karşılık gelen miktar düzeltimi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, davacının 1225 numaralı parselde bulunan hissesinin 296.17 m2 miktarı ile 1224 parseldeki hissesine eklenmesine karar verilmiş,
Hükmü davacı ile davalı … Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Davacının dilekçesinde yaptığı açıklamaya göre, dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Gerçekten, HUMK.nun 75 ve 76.maddeleri birlikte değerlendirildiğinde bir davada olayları anlatmak bunu iddia eden tarafa olaylara uygun yasa hükmünü bularak uygulamak ve önüne getirilen uyuşmazlığı çözmek görevi ise hakime aittir. Şayet hakim davada müphem ve mütenakıs açıklamaların varlığını saptarsa bunların daha fazla açığa kavuşturulmasını ve sebebini davacıdan sorarak izahat alabilir. Somut olayda; davanın ileri sürülüş biçiminin açıklamaya muhtaç olduğu tartışmasızdır. O yüzden mahkemece, davacıdan davasını daha fazla açıklaması istenilmeli, buna ilişkin olaylar sorulmalı, dava bu şekilde sağlıklı olarak sonuca bağlanmalıdır.
Diğer taraftan mahkemece kurulan hükümle hem 1225 ve hemde 1224 parsellerin sicil kaydı bozulmuştur. Bu şekilde bir hükmün 1224 ve 1225 parseller ve bunların gittileri olan kayıt maliklerinin hukukunu etkileyeceği kuşkusuzdur. Anılan parseller veya gitti kayıt maliklerinin davada taraf olmaları
sağlanmadan, onlarında iddia ve savunmaları sorulup saptanmadan aleyhlerine hüküm kurma olanağı yoktur. Mahkemenin bu yönü gözetmeyerek davada taraf olmayan kişiler aleyhine hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemece, davacıya yaptırılacak açıklama sonucu eldeki dava bir tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirilirse davanın sadece kayıt maliklerine yöneltilmesi yeterli olacağından bu gibi davalarda Tapu Sicil Müdürlüklerine husumet düşmez. Bu yönün gözden kaçırılmasıda yanlıştır.
HUMK.nun 389.maddesince verilen kararda iki tarafa yüklenen hak ve vazifelerin hiçbir şüphe ve tereddüde yer vermeyecek açıklıkta yazılması gerekir. Aksi halde hükmün infazı mümkün olmaz ve taraflar yeni bazı uyuşmazlıklar içine düşer. Mahkemece, kurulan hükmün 1.bendinin infaz olanağı bulunmamaktadır. İnfazı olanaksız biçimde hüküm tesisi de HUMK.nun 389.maddesine aykırı olmuş, kararın kabul şekline göre de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 30.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.