YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5407
KARAR NO : 2006/8359
KARAR TARİHİ : 11.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.08.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.01.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, dava değerinin duruşmalı işlerde belirlenen değerden düşük olmasından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacılar, davalıların murisi … tarafından 1974 yılında satın alınan ve …üzerine tescil edilen taşınmazın aslında birlikte çalışarak kazandıkları gelirleriyle alındığını ve 1/3 payının kendileri ve yakın murisleri babaları …’dan gelen mirasçılara ait olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuşlardır. Davanın açıklanan bu biçimine göre 1/3 olan iş bu payın … mirasçılarına ait olduğu ileri sürülmekle bunlardan sadece … davayı yürütmüş bulunduğuna göre davacının talebi 1/9 paya yönelik kalmaktadır. Dava da herhangi bir belgeye dayanılmadığına göre inançlı işlem sayılan bu iddianın kanıtlandığından söz edilemez. Mevcut delil durumuna göre dava redde mahkum ise de davacı dava dilekçesinde delillerini sıralarken yemin deliline de dayandığını belirtmiş bulunduğundan, bu delilini kullanıp kullanmayacağı kendisine sorulmadan davanın reddi doğru görülmemiştir. Davacıya bu delili hatırlatılarak kullanmak istemesi halinde gereği yerine getirilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulmalıdır.
3- Davacının ücreti vekalet takdirine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, babası …’ın ölümünden sonra kendisi, kardeşi… ve annesi … ile birlikte birikimleriyle 287 parselin 1/3 payını satın aldıklarını ileri sürmekle bu payın adları geçen üç kişi tarafından müşterek mülkiyet esasına göre alındığını gösterir. Dava, bunlardan … ve … tarafından açılmış ise de, davanın … tarafından takipsiz bırakıldığı ve onun açısından açılmamış sayılma durumuna düştüğü anlaşılmaktadır. Şu hale göre redde ilişkin hüküm münhasıran … davası için kurulmuş sayılır. Taşınmazın tamamından … için istenen pay 1/9 oranında kaldığına göre taşınmazın dava tarihindeki değerinin 1/9 karşılığı ne miktar yapıyorsa bu miktar davacı … tarafından ödenecek ücreti vekaletin matrahını oluşturur. … aleyhine hükmedilen ücreti vekaletin hesabında denetlemeye açık olan bir matrah belirtilmemiş bulunmakla karar bu yönüyle de yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.