Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/5751 E. 2006/7013 K. 19.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5751
KARAR NO : 2006/7013
KARAR TARİHİ : 19.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.9.2004 gününde verilen dilekçe ile men’i müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmaz Marmaris ilçesi merkezinde açık alan olarak kullanılan deniz ile kıyı kenar çizgisi arsında kalan kumluk alanda bulunmaktadır. Bu tür yerler bir mercii ya da idari bir makamdan izin almadan herkesin yararlanabileceği alanlardır. Fen bilirkişisi …tarafından düzenlenen raporun ekinde dosyaya sunulduğu anlaşılan pafta örneğine göre davacı uyuşmazlık konusu taşınmazın hemen yakınında yer alan 6 parsel numaralı taşınmazın ticari işletmeciliğini yapmaktadır. Bu parsel, kırmızıya boyalı olarak gösterilen uyuşmazlık konusu yer ile onun bulunduğu kumsalın bitişiğinde bulunmaktadır. Kumsal alana yapılan ve kahvehane yada benzeri amaçlı ticarethane şeklinde kullanılmak istenilen … yer, davacının ticari faaliyetine engel teşkil ettiği iddiasıyla dava açılmış ve mahkemece bu konuda davacının dava açma sıfatı bulunmadığı nedeniyle dava reddedilmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere deniz kumluğu olarak varlığını sürdüren bu yerden gezinmek, güneşlenmek ve seyir amaçlı tasarruf hakkına sahip bulunan davacının bu hakkının korunması bakımından yargısal himaye isteme hakkı da bulunmaktadır. Kaldı ki; işyeri olarak kullandığı taşınmazına geçişi sağlayan sokağın da bu kumluk alana açıldığı anlaşıldığından, var ise ticari faaliyetine engel teşkil eden halin kaldırılmasını isteme hakkına da sahiptir. Mahkeme hükmünde davacının dava açmada hakkı bulunmadığı yolundaki gerekçe bu nedenle yasaya uygun görülmemiştir. Ne var ki, toplanan deliller ile davaya
konu yeri işgal edenin davalı … olmayıp onun boşandığı eşi …olduğu anlaşılmaktadır. Hatta adı geçen bu kişi keşif yerinde de hazır bulunarak işgalin kendisi tarafından yapıldığını da kabul etmiştir. Mahalli bilirkişi de müdahale edenin …olduğunu bildirmiştir. Şu hale göre korunması gereken kumluk alana davalının bir elatması bulunmadığından davanın bu nedenle reddine karar verilmeliydi. Davanın, davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle reddi doğru değil ise de, hüküm sonucu itibariyle doğru görüldüğünden onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibari ile doğru olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,19.6.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.