YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/577
KARAR NO : 2006/2089
KARAR TARİHİ : 27.02.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.5.2005 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı men’i müdahale, kal ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Medeni Kanunun 683. maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu hakkı” bölümünde yer alan 740. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir.
Bu ilkeler ışığımnda somut olaya bakıldığında;
Davacı, davalının müşterek sınıra diktiği ağaçların dallarının kendi parselin uzanması nedeniyle, mahsullerin yetişmesine engel olduğundan davacının elatmasının önlenmesini ve ağaçların tecavüzlü kısımlarının kal’ini istemiştir.
Davalı ise, davaya karşı cevap dilekçesinde; sağlık nedenleri ile ilgilenemediğini, budama zamanı geldiğinde uzanan dalları keseceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyize getirilmiştir.
Dosya içerisindeki 20.9.2005 tarihli fen bilirkişisi raporuna göre, 5 nolu erik ağacının davacı ve davalı parsellerinin ortak sınırı üzerinde bulunduğu, 2 nolu ceviz ağacı, 3 nolu kayısı ağacı ile 6 nolu incir ağacının dallarının davacı parseline tecavüzlü olduğu, 03.10.2005 tarihli ziraat teknisyeni bilirkişi raporu ile de dalları taşkın olan ağaçların tecavüzlü dalların budama mevsiminde kesilerek tecavüzlerinin sona ereceği tespit edilmiştir. Bu durumda, davalının taşınmazındaki ağaçlarını davacı taşınmazına aşkın kullanımı sabittir ve davacı mülkiyet alnına yapılan bu elatmanın giderilmesini istemekte haklıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile taşınmazına geçen dalların kesilerek elatmanın giderilmesine karar vermek gerekirken reddine ilişkin karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.