Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/5898 E. 2006/7172 K. 21.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5898
KARAR NO : 2006/7172
KARAR TARİHİ : 21.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.11.2003 gününde verilen dilekçe ile tapuda yüzölçümü düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı … Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
1- Davacılar, 03.10.1969 tarih 101 numaralı tapu kaydına dayanarak zemin üzerinde 28563 m2 yer kullandıklarını, komşuları ile olan sınırların bozulmamış biçimde arazide yer aldığını, kadastro sırasında da mevcut sınırların eski ve şimdiki halini koruduğunu, ne var ki, kadastro yapılırken bu sınırlara ve önceki mevcut hali olan 28563 m2’lik alana göre yapılan tasarrufa bakılmayarak onlara uygunluk teşkil etmeyecek pafta çizimi ile kullandığı taşınmazlarına 176 parsel numarası verilerek 15940 m2 yüzölçümü yazılmak suretiyle tutanak düzenlendiğini ve böylece kesinleştiğini, süresi içerisinde yapılan hatanın farkına varılmadığını bildirerek açıkladıkları nedenlerin zemin üzerinde tespiti ile taşınmazın yüzölçümünün 28563 m2’ye çıkarılmasını istemişlerdir.
Yapılan keşifte pafta uygulaması yapan fen bilirkişileri düzenledikleri 08.11.2005 tarihli rapor ve krokilerinde davalıya ait 176 parselin bulunduğu adadaki tüm parsellerin pafta kayması nedeniyle kadastro öncesi var olan sınırlar ile pafta sınırlarının örtüşmediğini tespit etmişlerdir. Bu hata adada mevcut olan parsel maliklerinin kusurundan kaynaklanmayıp kadastro elemanlarının hatasından kaynaklanmaktadır. Yapılan yanlışlığın giderilmesi 3402 sayılı yasanın 41.maddesinin harekete geçirilmesi ile de olanaklı değildir. Kadastro paftaları zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediğine göre gerçek sınırlara uygun bir kadastro paftasının oluşturulması için 2859 sayılı yasadaki yolun izlenmesi gerekir. Nitekim mahkemece de benzer sonuca varılmış olup, davacıların temyiz itirazları bu nedenle yerinde değildir.
2- Davalı … Sicil Müdürlüğünün temyiz itirazlarına gelince;
HUMK.nun 417.maddesine göre hüküm verilirken yargılama giderlerinin davada haksız çıkana yükletilmesi gerekir. Dava reddedildiğine ve davalı idare vekil ile temsil olunduğuna göre İdare yararına ücreti vekalet takdiri gerekirken bu yolda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmadığı gibi yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı idareye yükletilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalı … Sicil Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 21.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.