Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/5954 E. 2006/6526 K. 07.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5954
KARAR NO : 2006/6526
KARAR TARİHİ : 07.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 29.6.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 7.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava 29.6.2004 tarihinde … ve … davalı safında gösterilmek suretiyle bu iki kişi aleyhine açılmıştır. Dava ile davaya konu 133 ada 80 parsel numaralı taşınmazın yayla vasfında olduğu ileri sürülerek özel mülkiyete konu teşkil eder biçimde davalılar adına tespit ve tescil edilmesinin yasaya aykırı olduğu belirtilmek suretiyle parsele ait tapunun iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmiştir.
Getirtilen tapu kaydına göre dava konusu parsel … ve … adına müşterek mülkiyet olarak kayıtlıdır. Yargılama aşamasında kayıt maliklerinden davalı … .’in davanın açıldığı tarih olan 29.6.2004 gününden önce vefat ettiği bildirildiğinden mahkemece … .’e yöneltilen davaya bağlanacak hukuki sonucun farklı olacağı düşüncesinden hareket edilerek malikler hakkındaki davanın tefrikine karar verilerek ve … ’e yöneltilen davanın husumet nedeniyle reddedildiği anlaşılmaktır.
Müşterek mülkiyete tabi bir taşınmazda kural olarak maliklerin her birisi kendi paylarında yasanın öngördüğü ölçüler dahilinde bağımsız tasarruf yetkisine sahip iseler de, bu kişiler hakkında kayıt maliki haricindeki birilerinin açacağı tapu iptali ve tescile yönelik davaların ayrı ayrı açılması halinde yargılamaları sonucu verilecek hükümlerin farklı sonuca bağlanmaları, başka bir anlatımla paydaşlardan biri hakkında açılmış bir davanın tapu iptali biçiminde sonuçlanmış, diğeri hakkında açılmış davanın ise red ile sonuçlanmış olması durumunda, taşınmazın hukuki niteliğinde bir karmaşa husule gelebileceğinden ve bunun savunulabilir bir yönünün hukuk mantığı ile bağdaşmasının mümkün bulunmamasına göre, iptal ve tescile yönelik istemlerde müşterek mülkiyet paydaşlarının aynı davada birlikte yer almalarında zorunluluk vardır. Bu nedenle eldeki davada davalı yanı oluşturan müşterek paydaşlar bu davada zorunlu dava arkadaşı olmakla dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan … hakkındaki davanın tefriki ile usul yönünden reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş; ölü paydaş … mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ ettirilerek davalı safında husumet eksikliğini gidermek ve onlara da savunma hakkı tanındıktan sonra taşınmaz paydaşlarının tümü hakkında bir karar vermek olmalıdır. Zorunlu dava arkadaşlığına ilişkin yargılama ilkesi gözden kaçırılarak taşınmaz paydaşlarından yalnız birisi hakkında hüküm oluşturulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, 7.6.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.