Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/6065 E. 2006/7397 K. 26.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6065
KARAR NO : 2006/7397
KARAR TARİHİ : 26.06.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı vekili 15.12.2005 tarihli dilekçesi ile dava konusu 374, 440, 466, 1152, 1255 ve 1325 parsel nolu taşınmazlardaki tapu maliki murisi babasının tapu kaydında … oğlu … … … yazılı isminin nüfus kaydına uygun olarak … oğlu …şeklinde düzeltilmesini; yine dava konusu 215, 374, 702, 729, 731 ve 1970 sayılı parsellerde murisi, eşi’nin tapu kayıtlarında … oğlu … … yazılı ismin nüfus kaydına uygun olarak Temur … oğlu … … şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı idare vekili yetersiz tanık beyanları ve zabıta araştırmasına dayalı kararın re’sen görülecek yönlerden bozulması istemiyle temyiz etmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 1027.maddesi gereğince tapuda isim düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Tapu kayıtlarının düzgün tutulmasında kamu yararı bulunup, kamu düzenine ilişkin kayıt düzeltme davalarında, mülkiyet nakline meydan vermemek için tapu maliki ile adının düzeltilmesi istenen kişinin aynı şahıs olup olmadığının saptanması gerekir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Öncelikle, Nüfus Müdürlüğünden tapu kayıtlarında malik olarak ismi yazılı kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalıdır. Noksan olan 1255 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağıda getirildikten sonra tapulama tutanaklarının içeriğinde yazılı bulunan tapu maliki … … …’in kızkardeşi … Akarsu yine tapu maliki … …’ün kızkardeşi … …isimleri yazılı bulunduğuna göre bu şahıslarında aile nüfus kayıtları getirtilerek davacılar murislerinin aile nüfus kayıtları ile karşılaştırılıp kardeş olup olmadıkları araştırılmalıdır. Ayrıca 374 sayılı parselin revizyon tapu kayıtları getirtilip incelenmeli, dava dilekçesine ekli muhtarlık ilmuhaber tutanağını imzalayan muhtar ve şahitlere tapulama tutanaklarının içerikleri okunarak taşınmazların malik isimlerinin davacılar murisine ait olup olmadığı, yanlışlığın nereden kaynaklandığı kesin olarak saptandıktan sonra neticesine göre bir karar verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan ilkelere uygun inceleme ve araştırma yapılması gerekirken yazılı şekilde duruşmada dinlenen yetersiz ve soyut nitelikteki şahit beyanlarına dayanılarak tesis edilen hükmün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.