Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/6078 E. 2006/7741 K. 29.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6078
KARAR NO : 2006/7741
KARAR TARİHİ : 29.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.4.2002 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ipoteğin terkini istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır.
İpotek, halen mevcut veya ileride doğması olası bir alacağı teminat altına alır. Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen tapuda terkin işleminde bulunmazsa taşınmaz maliki rehinin fekkini (kaldırılmasına) dava yoluyla isteyebilir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlığın bu kısa açıklamalar çerçevesinde çözümü gerekir.
Gerek 9.9.1997 ve gerekse 26.9.1997 günlü ipotek akitlerinin dayanağını davalı ipotek alacaklısı ile davacının da taraf olduğu 18.8.1997 günlü protokol teşkil etmektedir. Bu protokolde davacıya üçmilyar lira nakit kredi ve yüzelli fıçı yardımı yapıldığı yazılıdır. Bunun dışında protokolün son sayfasında davacıya yaptırım hükümleri uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Davacı yapılan üçmilyar lira nakdi yardımı ödediğini ipoteklerin bu yüzden terkini gerekeceğini davalıya ihtar etmiş, davalı ise bu ihtara 15.2.2002 tarihli cevabı ihtarında davacıdan 18.8.1997 günlü protokol hükümleri çerçevesinde cezai şart ve diğer alacakları bulunduğunu davacının sözleşmeyi ihlal ettiğini ihlal sebebiyle de tazminat ödemesi gerektiğini bildirmiştir. Gerçekten davalı şirketin 18.8.1997 günlü protokol uyarınca sözleşmenin tarafı ve ipotek borçlusu olan davacıdan bir alacağı varsa ipoteğin terkini istemiyle açılan bu davanın reddi gerekecektir. O yüzden mahkemece taraflardan bu konudaki delilleri istenerek bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, yaptırılacak bu inceleme sonucu teminat kapsamında davalı şirketin bir alacağı olduğu saptanırsa dava şimdiki gibi reddedilmeli, fakat borçlunun 18.8.1997 günlü sözleşme uyarınca borçlarını ödediği belirlenirse veya kalan bir miktar borç olduğu saptanmış olsa bile davacı bu miktarı davalıya ödenmek üzere depo edeceğini beyan ederse alacağın kalanı depo ettirilerek ipoteğin terkini hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece tüm bu yönler üzerinde durulmadan eksik araştırma ve incelemeyle davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.