Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/6259 E. 2006/7652 K. 28.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6259
KARAR NO : 2006/7652
KARAR TARİHİ : 28.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.10.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, şahsi hakka dayalı elatmanın önlenmesi ve haksız işgal tazminatı istemlerine ilişkindir.
Mahkemece istek kabul edilmiş, hükmü davalı şirketler temyiz etmiştir.
Davacının dayanağı 1412 parsel sayılı taşınmazın maliki dava dışı … ile yapılan 1.12.1993 başlangıç tarihli kira sözleşmesidir. Dava konusu taşınmazın anılan kira sözleşmesi kapsamında kaldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Her ne kadar davalı yan davacının kiracısı olduğu taşınmazın onun ortağı bulunan şirketin borçları nedeniyle sözlü anlaşmayla davacıdan devralınarak kullanmakta olduğunu savunmuşsa da; buna ilişkin yazılı bir delili ya da yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgesi bulunmamaktadır.
Gerçekten mahkemece doğru olarak saptandığı üzere özel yasa hükümleri saklı kalmak koşuluyla gerek taşınırların ve gerekse taşınmaz mallara ilişkin kira sözleşmelerinin veya bunların devrinin geçerli olması hiçbir biçim koşuluna bağlı değildir. Kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabilir. Sözleşmenin yazılı yapılması buna dayanan tarafa ispat kolaylığı sağlar. Ne var ki; kira ilişkisi bir hukuki fiil (vaka) değil bir hakkın doğumuna, değiştirilmesine ya da ortadan kaldırılmasına neden olma özelliğinden dolayı bir hukuki işlem (muamele) dir. Bu yüzden HUMK.nun 288. maddesinde öngörülen sınırları aşan sözleşmeler veya bunların devri hakkında tanık dinlenme olanağı yoktur. Bu gibi hallerde kira sözleşmesinin varlığı ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Somut olayda; mahkemece bu olgunun gözetilerek davalının tanık dinletme isteminin reddedilmesinde de, bir yanılgıdan bahsedilemez. Dava konusu taşınmazın halen geçerliliği koruyan taşınmaz malikince yapılan sözleşme uyarınca davacı gerçek kişiye kiralandığı davacı tarafından kanıtlandığına göre istemin yazılı biçimde hükme bağlanmasında bir yanılgı yoktur.
Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalıların temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 28.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.