YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6385
KARAR NO : 2006/8707
KARAR TARİHİ : 18.07.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 5.5.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 2.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece istek kabul edilmiş, 1287 parsel sayılı taşınmazdaki…nın 1/6 payını 1/3 oranında iptali ile davacının mevcut hissesine ilavesi suretiyle tesciline karar verilmiş, hükmü davalı … mirasçıları vekili temyiz etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından 25900 metrekare yüzölçümündeki 1287 parselin tapuya dayalı olarak 1/6’şar oranında ……, …,……ve …adına tespit edildiği, tespite…nın itiraz ettiği komisyonca tapulama tespitinin bozularak dava konusu taşınmazın 5 hisse itibariyle … dışındaki kayıt maliki mirasçılarına tesciline karar verildiği, bu kararın…ya tebliğ edildiği, adı geçen kişinin Kadastro Mahkemesinde dava açmadığı ve 1287 parselin komisyon kararına rağmen tapulama tespitinde yapılan saptama gibi 16.9.1983 tarihinde tespit maliki kişiler adına tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Görülüyor ki, mahkemece doğru olarak saptandığı üzere yapılan tescil istemi haklı olmayan bir nedene dayalıdır ve tapulama tespiti kesinleşmediği halde kesinleşmişcesine işlem yapılarak kayıt oluşturulmuştur. Hal böyle olunca, mahkemenin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/son maddesince taraflardan bu konudaki delilleri istenerek iddia ve taşınmazın niteliğine bakılmaksızın taşınmazın tescil tarihinden itibaren 20 yıl müddetle davalı
… veya mirasçılarının malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurup bulundurmadıkları hususu üzerinde durularak araştırılmalı, şayet kayıt maliki veya kanuni halefleri tescil tarihten itibaren 20 yıl müddetle taşınmazda malik sıfatıyla zilyet iseler açılmış ve açılacak olan davalarda Medeni Kanunun tapuya güven prensibinden yararlanacaklarından dava reddedilmeli, aksi halde istem şimdiki gibi hüküm altına alınmalıdır. Değinilen yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırma ile davanın kabul edilmiş olması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana 18.7.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.