YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6404
KARAR NO : 2006/8452
KARAR TARİHİ : 13.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.6.2005 gününde verilen dilekçe ile mera tahsis kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 3.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteğinin değerden reddinekarar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Köy Tüzel Kişiliği 4342 sayılı Mera Yasası uyarınca oluşturulan mera komisyonunun yörede yaptığı çalışmalar sırasında TH-7 (tescil harici 7) işaretli araziyi davalı köy merası olarak tahdit ve tahsis ettiğini kendilerinin 1473 dekar mera alanına ihtiyaç duyduğunu buna karşı ellerinde 618,721 dekarlık mera alanı bulunduğunu yapılan tahdit ve tespit işleminin iptali ile bu bölümün köy adına tespit ve tescilini istemiştir.
Davalı … davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş, diğer davalı köy yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece Tarım Bakanlığı aleyhine açılan davanın sıfatı olmaması nedeniyle reddine, köy aleyhine açılan davanın ise kanunda belirtilen 30 günlük dava açma süresi geçirildiğinden bahisle hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmü davacı Köy Tüzel Kişiliği temyiz etmiştir.
Gerçekten 4342 sayılı Mera Kanunun 13.maddesinde teknik ekiplerce yapılan çalışma sonuçlarının 30 gün süre ile ilan edilerek askıda kalacağı bu süre içerisinde teknik ekip çalışmalarına karşı mera komisyonu nezdinde itiraz edilebileceği komisyonun yapılan itirazları 60 gün içinde karara bağlayacağı, bunların sonuçlarının da ilan edileceği, 30 günlük ilan süresi içerisinde komisyon kararlarına karşı Asliye Hukuk Mahkemesi veya kadastrosu yapılan yerlerde ise Kadastro Mahkemesine dava açılabileceği, bu süre içerisinde dava açılmazsa kararların kesinleşeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; askı ilanı 20.5.2005-20.6.2005 tarihleri arasında yapılmıştır. Dava ise 21.6.2005 tarihinde açılmış bulunmaktadır. Şu halde mera komisyonunun davalı köye yaptığı tahsis işlemi 30 günlük askı ilan süresi içinde dava açılmadığından kesinleşmiştir. Davacı köy yasanın 15 maddesinde öngörülen hüküm gereği kesinleşmeden itibaren 5 yıl geçmeden ihtiyaç içinde bulunduğunu ileri sürerek komisyondan veya mahkemeden tahsis kararının değiştirilmesini isteyemez. Ancak somut olayda davacı ihtiyaç iddiası dışında mülkiyet talebinde de bulunarak mera komisyonunun TH-7 adıyla işaretlediği arazinin adına tespit ve tescilini de istemiştir. 4342 sayılı Mera Kanunun 21/2. maddesinde tahsis kararlarında belirtilen haklara tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez ve bunlara karşı dava açılamaz hükmü bulunduğundan davacının tahsis karalarında belirtilen haklara karşı mülkiyet iddiasıyla tahsisin kesinleşmesinden itibaren 5 yıl içerisinde açtığı eldeki davanın bu iddiaya hasren incelenip değerlendirilerek sonuçlandırılması gerekir.
Mahkemece, davacının mera komisyon kararında TH-7 ile işaretlenen bölüm üzerinde mülkiyet iddiasıyla tescil isteminde bulunduğu gözden kaçırılarak davanın sırf ihtiyaç nedeniyle tahsisin değiştirilmesi istemine ilişkin olarak değerlendirilmesi sonucu hak düşürücü süre geçtiğinden söz edilerek reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.7.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.