YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6585
KARAR NO : 2006/9423
KARAR TARİHİ : 19.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.12.2003 ve 18.8.2004 gününde verilen dilekçeler ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 2.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, tayin olunan 19.9.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … ve vekili Av. … vekili Av. …ile karşı taraftan davacı vekili Av. …. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava,satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kaynağını Borçlar Kanunu’nun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanunu’nun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun 706 ve Noterlik Kanunu’nun 89. madde hükümleri uyarınca noter önünde resen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaad alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Medeni Kanunun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Davacı, 4.6.1996 tarihinde noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalılardan … Erdal adına kayıtlı iken muvazaalı satışlar ile diğer davalılara devredilen 582 ada 2, 24, 33 ve 34 parsel numaralı taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı …, sözleşmenin dava konusu edilen 2 ve 33 parsel numaralı taşınmazları kapsamadığını, diğer davalılara yapılan satışların
gerçek olduğunu, dava tarihi itibarıyla tapuda malik olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … velisi de taşınmazları tapuda yapılan satış ile satın aldıklarını, muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmiştir.
Davacı ile davalılardan … arasında düzenlenen 4.6.1996 tarihli satış vaadi sözleşmesi, noterde usulüne uygun olarak düzenlenmiş olup geçerlidir. Bu sözleşme ile davalı, 55140 metrekare miktarındaki 582 ada 34 parsel ve 3676 metrekare miktarındaki 582 ada 24 parsel numaralı iki parça taşınmazdaki hak ve hisselerinin tamamının satışı vaadinde bulunmuştur. Söz konusu taşınmazlar….Kadastro Mahkemesinin 2001/1 Esas 2001/32 Karar sayılı ilamı uyarınca 9.6.2003 tarihinde satış vaadinde bulunan … adına tescil edilmiş olup, aynı gün davalının boşandığı eşi …’a ve 2.1.2004 tarihinde de satış vaadinde bulunan …’in kardeşi … ile müşterek çocukları bulunan davalı …’e devredilmiştir.
Belirtilen nedenle; 24 ve 34 numaralı parsellerin sözleşmeye konu olduğu, satış vaadinde bulunan … adına tescil edildiği 9.6.2003 tarihi itibarıyla yapılan devirlerin muvazaalı olduğu sabit olup bu taşınmazlar hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olup bozmayı gerektirir bir yön görülmemiştir.
Davada çözümlenmesi gereken husus; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin, hüküm altına alınan 2 ve 33 parsel numaralı taşınmazları kapsayıp kapsamadığının saptanmasıdır. Davacı sözleşmede belirtilen 24 ve 34 parsellerin oluşacak miktar fazlaları ile birlikte satışı vaadinde bulunulduğunu, kadastro mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 2 ve 33 parselin 24 ve 34 parseller ile birlikte davalı adına tescil edildiğini belirterek tescil isteğinde bulunmuş ise de; satış vaadine konu olan taşınmazlar ada-parsel numaraları ile miktarları da belirtilmek suretiyle sözleşmede açıkça yazılmış olup bu parsellerde oluşacak miktar fazlasının sözleşme kapsamında olduğu kabul edilebilir ise de satış vaadi sözleşmesinde belirtilmeyen 2 ve 33 parseller hakkında açılan davanın da kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan hüküm bu nedenle bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün 2 ve 33 parsel yönünden BOZULMASINA, 450.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar … ve … … ’e verilmesine, peşin alınan temyiz harçlarının bu davalılara geri verilmesine 19.9.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.