YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6626
KARAR NO : 2006/7825
KARAR TARİHİ : 03.07.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.3.2005 gününde verilen dilekçe ile men’i müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yola vaki elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır. Davacı, arsasını bizzat davalı …dan satın aldığı ve alırken de Ramazan’ın kendisine ait evinin önünden vasıta geçecek genişlikte bir yolun da davalı tarafça ihdas edilerek, bu yolu mahallede oturanlarla davacıya hazır hale getirdiğini, gerek kendisinin ve gerekse kendisine yakın kişilerin evlerine giden bu yolun davalı tarafça kapatıldığını ileri sürerek davalı tarafça yola yapılan elatmanın önlenmesine karar vermesini istemiştir.
Davalı ise, davacının ev yaptığı arsa ile onun etrafında bulunan arsaları kendisinin sattığını ve 48.sokak ile sattığı arsaları bağlayan bir yolun da geçit yeri olarak kendisi tarafından bırakıldığını kabul ile birlikte yolu kapatma eyleminin olmadığına bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi ve davalı savunması birlikte değerlendirildiğinde, davacının evine ulaşan bir yolun davacıya arsa satılırken davalı tarafça bırakıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu yapılan husus, bu yolun devamlı ya da dönem dönem davalı tarafça geçişe engel teşkil edecek şekle sokulup sokulmadığı hususu ile, bu yolun ne kadar genişlikte olduğu konusudur. Her ne kadar mahallinde keşif yapılmış ise de; bu yörede davalı tarafça kendi yerinden arsa satılırken arsa alanlara yararlanmak amacıyla ne kadar genişlikte yol bırakıldığı bu keşifte saptanmamıştır. Bu konuda bir saptama yapılırken yerel bilirkişi ve tanık beyanları önem arz eder. Keşif 13.10.2005 tarihinde yapılmış tanıklar ise keşiften bir hafta önce yapıldığı anlaşılan 3.10.2005 günlü oturumda dinlenmişlerdir. Oturumda dinlenen tanıkların, keşif yerinde kroki çizen fen bilirkişisi tarafından dinlenmedikleri nedeni ile yol ve genişliğine dair bilgilerin arazi üzerindeki mevcut hale göre rapor ve krokiye yansıtıldığı, bu nedenle mevcut rapora göre iddia ve savunmanın tam değerlendirilmediği açıktır.
Taraflara ait evlerin bulunduğu mahalde imar uygulamasına başlanılmış ise de uygulama imar planının henüz ortaya çıkmadığı anlaşıldığından imar planının onaylanıp, planda gösterilen yolların fiilen açılmasına kadar davacıya arsa satılırken davalı tarafça bırakılan yol, oturumda dinlenen tanıklar keşif yerinde dinlenmek suretiyle belirlenmeye çalışılmalı, onların göstermelerine uygun ölçekli ve boyutlu kroki çizdirilerek bu krokinin hükme esas alınması gerekir. Sadece fen bilirkişisinin gözlemine bağlı kalınarak çizildiği anlaşılan kroki ile yetinilmek suretiyle hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 3.7.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.