YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6717
KARAR NO : 2006/8129
KARAR TARİHİ : 07.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.01.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Tapulama sırasında 336,13 m2 yüzölçümündeki 43 parsel sayılı taşınmaz zilyedi belirlenemediğinden Hazine adına saptanmış, davacı … çekişme konusu taşınmazın adına tespit ve tescili gerektiğinden bahisle Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/129 esasında kayıtlı tapu iptali tescil davası açmış, Hazine ve Orman Yönetiminin taraf olduğu bu dava sonucu 43 parselin gerçek kişi adına tesciline karar verilmiş, hüküm, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Davacı Hazine, … ilçesi, … Beldesi, … Mahallesinde bulunan 133 ada 43 parsel sayılı taşınmazın yayla niteliğinde olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını, özel mülkiyet konusu edilemeyeceğini, davalı adına olan kaydın iptali ile yayla vasfıyla özel siciline yazılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Az yukarıda sözü edildiği üzere 43 parsel numaralı taşınmaz tapulama tespitinin Hazine adına yapılması üzerine, davalının açtığı dava sonucu tapu kaydının iptali ve tescil yoluyla davalı adına tesis edilmiştir. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/129 esasında kayıtlı bu davada Hazine ve Orman Yönetimi taraftır. Açılan davada 43 parsel sayılı taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil edilecek yerlerden olduğu başka bir ifadeyle yayla niteliğinde
olmadığı saptanmıştır. Açıkçası orta yerde taşınmazın niteliğini belirleyen kesin hüküm vardır.
HUMK.nun 237.maddesi uyarınca tarafları, dava konusu ve dayanılan hukuki sebebin aynı olması durumunda kesin hükümden söz edilir ve kesin hükmün varlığı sonradan açılan davanın görülmesine engel teşkil eder. 43 parselin özel mülkiyete konu yerlerden olduğu, aynı taraflar arasında yapılan yargılama sonucu saptandığından ve bu saptama davacı Hazineyi bağlayacağından yayla iddiası ile sonradan açılan bu davanın reddi gerekir. Böyle olunca, davanın reddi yerine kesin hüküm olgusu göz ardı edilerek istemin hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.