Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/7069 E. 2006/9683 K. 22.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7069
KARAR NO : 2006/9683
KARAR TARİHİ : 22.09.2006

Davacı … Konut Yapı Kooperatifi vekili tarafından, davalılar …. ve arkadaşları aleyhine, karşı davacılar……ve arkadaşları vekili tarafından davalılar … ve arkadaşları aleyhine 27.02.1995 ve 31.03.1995 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi ve kal, karşılık davada ise tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, karşılık davanın reddine dair verilen 17.02.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar (karşı davacılar) vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava tapulu taşınmaza elatmanın kal suretiyle önlenmesi birleştirilen dava ise temliken tescil istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davalıların 6593 parsele bina inşa ederek elatmalarının kal suretiyle önlenmesine yapı sahiplerinin temliken tescil istemlerinin reddine karar verilmiş, hükmü karşı davacı ve davalılar temyiz etmiştir.
Davacı kooperatif ifrazlar sonucu 6593 parsel sayısını alan taşınmaz üzerine dava dışı arsa sahipleriyle arsa payı devri karşılığı inşaat yapmak üzere 16.03.1993 günlü sözleşmenin yapıldığını, ancak arsa üzerinde davalılara ait yapılar bulunduğunu ileri sürerek elatmalarının önlenmesini ve davalılara ait yapıların yıkımını istemiştir.
Davalı ve davacı … sahipleri ise binalarının bulunduğu yerde ifraz ve tevhit çalışmaları yapıldığını İmar Kanunun 18. madde uygulaması sonucu binalarıın kendilerine ait zeminden daha farklı bir yere kaydırıldığını yapı bedelleri ödenmeden kendilerinin elatmasının önlenmesine karar verilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerçekten savunmada söylenenler doğru ise 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi hükmünce hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe veya aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe
ya da süyuu giderilmedikçe yapılar eski sahipleri tarafından kullanılmaya devam olunur ve zemin sahiplerince bunların yıkılması istenemez.
Her ne kadar mahkemece bu savunma üzerinde durulmamış bölgede 18. madde uygulaması yapılıp yapılmadığı davalılara ait yapıların bu uygulama sonucu davacılara ait zemin üzerinde kalıp kalmadığı araştırılmamış ise de, savunmada ileri sürülen bu husus sabit olsa bile bir binanın imar uygulaması sonucu başkasına ait arsa üzerinde kalması o yapı sahibine temliken tescil isteme hakkı vermeyeceğinden mahkemenin davalı ve karşı davacıların Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil istemini reddetmiş olması doğru, bu hususa değinen temyiz itirazları yerinde değildir.
Eldeki davada 6593 parsel sayılı taşınmazın malikleri olan arsa sahipleri bina sahiplerinin açtığı Türk Medeni Kanunun 724. maddesine dayalı temliken tescil davası sebebiyle davalı konumundadır. Arsa sahiplerinin açtığı elatmanın önlenmesi ve kal talepli bir dava yoktur. Yapı sahiplerine karşı elatmanın önlenmesi ve kal istemli dava arsa sahipleri ile arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin yüklenicisi kooperatif tarafından açılmıştır.
Türk Medeni Kanunun mülkiyet hakkının içeriğini belirleyen 683. maddesi hükmü uyarınca eşya üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi o şeye malik olan kimseye tanınmış, anılan yasanın 2. fıkrasında ise eşyaya karşı her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava edebilecek kişinin malik olduğu belirtilmiştir. Başka bir deyişle taşınmaza malik olmayan kimsenin (somut olayda olduğu gibi şahsi hak sahibi davacı kooperatifin) yasanın malike tanıdığı hakları dava yoluyla istemeye yetkisi yoktur. Davacı yüklenici kooperatif tarafından açılan elatmanın önlenmesi ve kal istemli davanın davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddi gerekirken çekişmenin esasının incelenerek davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.09.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.