Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/7243 E. 2006/8195 K. 10.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7243
KARAR NO : 2006/8195
KARAR TARİHİ : 10.07.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 26.4.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Fatih Yıldırım tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 (önceki Medeni Kanunu’nun 671) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantası sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nispi geçit ihtiyacı yada geçit yetersizliği denilmektedir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir.
Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir.
Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince;

Davacı, Gazisüleymanpaşa Mahallesi 71 parsel sayılı taşınmaz maliki olduğunu, kendisinin kullandığı bu yerin genel yola bağlantısının bulunmadığını belirterek davalılara ait 72 ve 73 parsel sayılı taşınmazlardan geçit tesisine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Fatih Yıldırım davacının 72 parselden geçit talep etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme davanın kabulüne karar verilerek 72 ve 73 parsellerden davacı lehine geçit tesisine, masrafın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı Fatih temyize getirmiştir.
Dosya da mevcut tapu kaydına göre 72 parsel müşterek mülkiyete konu olup maliklerden ……,…ve …l(baba adları farklı olduğundan sadece birisi) davalı olarak gösterilmemiştir. 73 parsel ise … Yıldırım adına kayıtlı olup davacının beyanına göre ölü olduğu halde veraseti dosya içine alınmamış ve varislerin tamamının davalı olup olmadığı tespit edilememiştir. Mahkemece tapu kayıtlarına göre taraf teşkili sağlanmadan esas hakkında hüküm kurulmuş olduğundan kararın bu nedenle,
Davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekirken, davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu nedenle,
19.09.2005 tarihli keşif sırasında mahalli bilirkişi beyanları ile dava konusu 73 parselde ayva ağaçlarının bulunduğu beyan edildiğine göre geçit tesis edilen alanda kalacak ağaçların bedelinin tespit edilerek geçit bedeline eklenmesi ve davalıya ödenmesine karar vermek gerekirken bu durum gözardı edildiğinden hükmün bu nedenle,
Ayrıca kabule göre geçit hakkı önceki Medeni Kanunun 671 ve 672, Yeni Kanunun 747 ve 748.maddeleri gereğince taşınmaza bağlı bir irtifak niteliğinde olduğundan taşınmazların leh ve aleyhinde kurulması gerekirken hüküm fıkrasında “davacı lehine” şeklindeki geçit tesisi kararı ve tescili konusunda hüküm bulunmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.