YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7287
KARAR NO : 2006/8939
KARAR TARİHİ : 19.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.7.2001-3.12.2001 gününde verilen dilekçeler ile yükleniciden işyeri alımı nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalı yüklenici ile diğer davalı arsa sahipleri arasındaki 5.10.1994 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davalı yükleniciye bırakılması kararlaştırılan 28 numaralı bağımsız bölümün (dükkan) yükleniciden şahsi hakkın 9.10.1997 günlü sözleşme ile temliki suretiyle devralınmasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalılardan … diğer davalı yüklenici ile arsa sahipleri arasındaki 5.10.1994 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesiyle arsa sahiplerinden davalı …’nın sözleşmedeki hak ve borçlarını temlik alan üçüncü kişi yani onun halefi değildir. Davalı …’in mevcut uyuşmazlıktaki konumu çekişme konusu bağımsız bölümü tapuda 29.5.1997 tarihinde davalı …’nın ona temlikinden kaynaklanmıştır.
Bir başka deyişle, davalı …’dan tapuda pay devralan davalı … tapulu taşınmazda mülkiyet hakkı sahibidir. İlke olarak taşınmaz mülkiyetini iyiniyetle iktisap eden kişinin mülkiyet hakkı Türk Medeni Kanunun 1023. maddesi uyarınca koruma altındadır. Ancak aynı yasanın 1024. maddesi gereğince de … üzerine ayni hak yolsuz olarak tescil edilmişse yani gerçekte yükleniciye ait olması gereken bağımsız bölümün tescili onun adına yapılmışsa ve davalı … de bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi ise bu tescile dayanarak mülkiyet kazanamaz. Böyle olunca davalı …’in iyiniyetli veya kötü niyetli olup olmadığının açığa kavuşturulması önem kazanmaktadır. O halde mahkemece taraflardan bu konuda delilleri istenip toplanmalı davalılardan Yasin’in durumu Türk Medeni Kanunun 3, 1023 ve 1024. maddeleri kapsamında incelenip değerlendirilmeli, dava hasıl olacak sonuca uygun hükme bağlanmalıdır. Bu hususun gözetilmemesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazların reddi ile hükmün 2. bent uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.7.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.