Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/7418 E. 2006/8471 K. 13.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7418
KARAR NO : 2006/8471
KARAR TARİHİ : 13.07.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.1.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 117 ada 57 ve 58 parsellerin kuzeyini teşkil eden ve öteden beri kendisi ile davalının birlikte yol olarak kullandıkları bir bölümün kadastro sırasında davalıya ait 57 parsel içerisine katılmak suretiyle çapa bağlandığını bildirerek yol olan bölümün davalı tapusundan iptali ile yola terkinine karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu taşınmaz bölümünün güney bitişiğinde davacı ile davalıya ait 57 ve 58 parseller yer almaktadır. Bu iki parselin kadastrodan önce tarafların annelerine ait taşınmaz olduğu ve annelerinin sağlığında da krokide kırmızı boyalı (A) harfli bölmenin yola dahil olarak bırakıldığı ve özel mülkiyet biçiminde tasarrufa alınmadığı mahalli bilirkişi … Erdal tarafından ifade edilmiştir. Keşif yerinde dinlenen davacı tanıkları ile aynı bilirkişi, annelerinin ölümünden sonra, kardeş olan tarafların taşınmazı taksim ettiklerini ve 40-45 yıldan beri taksime uygun biçimde kullanmalarına devam ederken, nizalı yol bölümünü de özel mülkiyete almadıklarını ve yol olarak kullandıklarını ifade etmişlerdir. 2001 yılında yapıldığı anlaşılan kadastro sırasında (A) harfi ile gösterilen yol zemininin davalıya ait 57 parsel içine katılması ona bu bölüm hakkında mülkiyet hakkı kazandırmaz. Toplanan deliller ile (A) harfi ile gösterilen 36,10 m2 lik bölümün yol olduğu anlaşıldığından istemin kabulüne karar verilecek yerde somut olaya uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 13.7.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.