YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7459
KARAR NO : 2006/8696
KARAR TARİHİ : 18.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.07.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, değişik tarihlerde harici satın alma yoluyla davalılardan satın aldıkları arsaları üzerine evlerini yaptırdıklarını, yapılan evlerin değerinin arsa değerinden yüksek olduğunu ileri sürmek suretiyle Türk Medeni Kanunun 724. maddesi gereğince adlarına tescilini istemişler, davalılar iddiayı doğrulayarak davaya bir diyeceklerinin olmadığını bildirmişler, yargılama aşamasında davalılardan …ve …payları üzerinde Hazine alacağının tahsili bakımından haciz konulmuş bulunması nedeniyle Hazine davaya katılmış, mahkemece, davacı istemleri kabul edilerek satın aldıkları arsalara isabet eden yerler için davalı paylarından iptal edilen miktarların davacılar adına ayrı ayrı tescillerine karar verilmiştir. Mahkeme hükmü payları kısmi iptale tabi tutulan davalılar tarafından temyiz edilmemiştir. Hüküm haciz şerhinin eksik yazıldığı gerekçesi ile Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların dayandıkları satış sözleşmeleri resmi şekilde düzenlenmeyip haricen ve adiyen düzenlendiğinden hukuki sonuç doğurmayacağı açıktır. Bu belgeler ile kendilerine teslim edilen arsalar üzerine ev yapmış bulunmaları ve iyi niyetle yapıldığı anlaşılan bu yapıları nedeniyle Türk Medeni Kanunun 724.maddesi gereğince koşulları oluşması halinde beher alıcı için ayrı ayrı tescile karar verilebilir ise de, satışa konu taşınmazın 3194 Sayılı İmar
Yasasının 18/son maddesi gereğince ifrazlı ya da paylı satışının olanaklı bulunmasına bağlıdır. Toplanan deliller ve davalılar adına tapuya bağlı olan dava konusu taşınmazın Belediye hudutları içerisinde bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Tapu kaydına göre köyde olduğu anlaşılan taşınmazın köy yerleşim alanı içinde olup olmadığı da belli değildir. Açıklanan yönler yöntemince araştırılıp açıklığa kavuşturulduktan sonra taşınmazın Belediye Uygulama İmar Planı içerisinde ya da 442 Sayılı Kanuna 3367 Sayılı Yasa ile eklenen ek madde 9, 10, 11, 12 ve 13 maddeleri kapsamlarında kaldıklarının anlaşılması halinde şimdiki olduğu gibi davanın kabulüne, aksinin anlaşılması halinde 3194 sayılı İmar Yasasının 18/son maddesi gereği davanın reddine karar vermek gerekecektir. Eksik araştırma ve inceleme ile kararda yazılı olduğu gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; payları üzerinde haciz şerhi bulunan …ve …adına olan hisselerden iptalen davacılar adına aktarılan paylar haciz şerhlerinin yükümü ile birlikte geçeceklerinden hacizli olan bu payların davacılara aktarılan oranıda belirlenerek bu oranda davacı paylarındaki hacizlerin devamını sağlar nitelikte hüküm kurulması gerekir. Bu konuda herhangi bir hesap yapılmadan davacı adlarına tescil edilen payların hacizden arındırılmış biçimde tesciline karar verilmeside yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.