YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7790
KARAR NO : 2006/9886
KARAR TARİHİ : 26.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.05.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, davacıların miras bırakanı … … ile davalıların miras bırakanları … ve Akın Aydın’ın, davalıların miras bırakanlarına ait 616 parsel sayılı taşınmaz üzerine zeytin dikmek ve bakımını yapmak üzere anlaştıklarını, dikim ve bakım karşılığı davacıların miras bırakanı … ‘e 616 parselin 1/4 payının verileceğinin vaad edildiğini, davacılar murisi …’in edimini yerine getirmesine rağmen anılan taşınmazın 1/4 payının mülkiyetinin davalılar tarafından devredilmediğini bildirerek 616 parselin 1/4 payının iptali ile davacılar adına tescilini istemiş, davalılardan … ve… davayı kabul etmiş, diğer davalılar davanın reddini istemişler, mahkemece … ve … aleyhine açılan davanın kabulüne, bir kısım davalılar yönünden husumet nedeniyle, diğer davalılar yönünden ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacıların miras bırakanı … ‘in 1963 yılında öldüğü, davacıların eldeki davayı miras bırakanları … …’den intikal eden hakka dayanarak açtıkları ve … ‘in terekesinin dava tarihi itibariyle Türk Medeni Kanununun 701-703.ncü maddeleri gereği elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Türk Medeni Kanununda bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne var ki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri ya da davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan davaya katılmayan diğer mirasçıların olurları alınmaksızın veya Türk Medeni Kanununun 640.ncı maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek çekişmenin esası incelenip karar verildiğinden hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olurnan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 26.09.2006