Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/8158 E. 2006/10580 K. 09.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8158
KARAR NO : 2006/10580
KARAR TARİHİ : 09.10.2006

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.09.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, tapuda 119 ada 65 ve 122 parsel, 115 ada 26 parsel ve 128 ada 3 parsellerin kendisine ait bulunduğunu, tapu kayıtlarında malik olarak adının doğru yazılmasına rağmen doğum tarihinin doğru yazılmadığını, bundan ayrı sağ olmasına rağmen beyanlar hanesinde kendisinin ölü olarak gösterildiğini bildirerek, doğum kaydının Nüfus Sicilinde olduğu gibi 1943 olarak tapuya geçirilmesine, tapudaki “ölüdür” şerhinin silinmesini istemiştir. Dosyaya getirtilen az yukarıda ada parsel numaraları belirtilmiş taşınmazlara ait tapu kayıtlarında malik hanesinde “…: …” adının yazılı olduğu, herhangi bir doğum kaydının tapu kütüğüne işlenmediği, keza adı geçen malikin ölü bulunduğuna dair bir şerhin de gelen kayıtlara göre sicilinde gözükmediği anlaşılmaktadır.
Tapu Sicil Tüzüğünün “Mülkiyet Hakkının Tescili” üst başlıklı 25.maddesinde de malike ait hangi bilgilerin tapu kütüğüne yazılacağı bir bir saymış olup, bunların arasında malike ait doğum tarihi yer almamıştır. Bu nedenle kütüğe geçirilmesi zorunlu olanların dışında başka bir kimlik bilgisinin kütüğe yazımı yargı yoluyla istenemez. Bu nedenle bir istemin reddi yerine kabulü doğru değildir.
Bundan ayrı, gelen tapu kayıtlarına göre kayıt malikinin ölü bulunduğuna dair herhangi bir bilgi kütüğe işlenmediğine göre bu yolda yanlış bir bilginin kaydın dayanağını oluşturan kadastro tutanağında yazılı olması, kütüğe işlenmemiş bir bilgi olarak kaldığından, kütükte olmayan bir bilgi hakkında olumsuz bir durum tespiti de istenemez. Şayet, kadastro tespiti sırasında bu yolda yapılan bir yanlışlığın düzeltilmesi istenilecek ise bu istemin Tüzüğün 87.maddesine göre Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmelidir. Mahkemelerce, İdari Merciilerin görevli kılındığı hallerde tespite yönelik bir hüküm kurulamayacağından davacının bu yoldaki isteminin de reddi gerekir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.