Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/8210 E. 2006/10657 K. 10.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8210
KARAR NO : 2006/10657
KARAR TARİHİ : 10.10.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 21.07.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, miras bırakanı “… oğlu ….’a” ait 1514 parsel sayılı taşınmazda mirasbırakanın adının ve baba adının yanlış yazıldığını ileri sürerek düzeltilmesi istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış, Asliye Hukuk Mahkemesince, düzeltilmesi istenen tapu kaydının Kadastro Mahkemesinin kararına dayandığı, düzeltilmesinin tavzih yolu ile Kadastro Mahkemesinden talep edilebileceği gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi üzerine süresi içinde dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesince de davaya tapu kaydında isim düzeltilmesi davası olarak bakılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı İdare vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu 1514 parsel sayılı taşınmaz Kırıkkale Tapulama Hakimliğinin 19.04.1965 tarih 1961/116 Esas, 1965/38 Karar sayılı ilamı ile tescil olunmuş, karar temyiz edilmediğinden 04.01.1966 tarihinde kesinleşmiş, kesinleşen bu karara istinaden de tapuya tescil edilmiştir. HUMK.nun 455 maddesi uyarınca hükmün yerine getirilmesine kadar tavzihi istenebilir. Anılan hüküm, taşınmaz tapuya tescil edilmek suretiyle yerine getirildiğinden tavzihi istenemez.
Öte yandan; 3402 sayılı Kadastro Yasasının 25.maddesi uyarınca
Kadastro Mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar; Kadastroya veya kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi, istek üzerine veraset belgesi de verebilir. Anılan madde hükmünde tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davaları sayılmamıştır. Bu nedenle bu davanın genel mahkemede görülmesi gerekir. Mahkemece, bu yön gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddi yerine, davanın esasına girilerek istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.