Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/8309 E. 2006/10308 K. 03.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8309
KARAR NO : 2006/10308
KARAR TARİHİ : 03.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.07.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşı davanın vazgeçme nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 30.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı, karşı davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin masraf yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalılar arasındaki tarihsiz ve adi yazılı arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümlerin ondan temlik alınması nedeniyle kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacılar temyiz etmiştir.
Az yukarıda söylendiği üzere arsa sahibi olan davalılar ile yüklenici şirket arasındaki arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi adi yazılı şekilde düzenlenmiştir. Ne var ki; ileride mülkiyet nakli gerektiğinden bu tür sözleşmeleri noterde düzenleme şekilde yapılması Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213, Tapu Kanunun 26 ve Noterlik Kanunun 60 maddeleri uyarınca zorunludur. Borçlar Kanunun 11. maddesi gereğince de aksine açıklık bulunmadıkça yasanın uyulmasını emrettiği şekil bir sıhat-geçerlik şartıdır. Davalılar arasındaki sözleşme geçersiz olduğundan ne yüklenici ve ne de ondan şahsi hakkını temellük eden üçüncü kişi bu sözleşmeye dayanarak mülkiyet naklini isteyemez. Her ne kadar 30.09.1988 tarih 2/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında tapuda kayıtlı bir
taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz olan sözleşmeye dayanılarak tescil davası açılamayacağı ilke olarak kabul edilmiş ve kat mülkiyetine tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazda bağımsız bölüm satın alan kişinin edimlerin karşılıklı olarak tümüyle veya önemli oranda yerine getirilmesi ya da geçersiz sözleşmeye rağmen arsa sahiplerinin yükleniciye arsa payı geçirmeleri durumunda tapuda mülkiyet devrine yanaşılmaması halinde olayın özelliğine göre şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin Medeni Kanunun 2. maddesine uygun düşmeyeceği vurgulanmış ise de, incelenen dosya kapsamından üzerine inşaat yapılan parselin halen tapu kaydında arsa niteliğinde davalı arsa sahipleri adına kayıtlı olduğu anlaşıldığı gibi eserde ancak yüzde 80 fiziki seviyeye getirildiğinden, somut olaya 30.09.1988 tarih 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanma olanağı da yoktur. Davanın açıklanan bu nedenlerle reddi gerekirken değişik gerekçeyle reddedilmiş olması doğru değilse de, hüküm sonuçta davanın reddine ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 438/son maddesince karar gerekçesinin yukarıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek sonuç olarak usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.