YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8333
KARAR NO : 2006/12716
KARAR TARİHİ : 07.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.06.1998 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 24.02.2005 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.11.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. … ile karşı taraftan davalı … vekili Av. … … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, evlilik birliği içersinde kendi kazancı ile edinmiş olduğu taşınmazların dava dışı eşi … tarafından vekalet yetkisi kötüye kullanılmak suretiyle ve muvazaalı olarak davalılara devredilmiş olduğunu belirterek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini mümkün olmadığı takdirde de tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, satışın gerçek olduğunu davacının bir hakkı olmadığını ve 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/353 Esas sayılı dosyası ile eldeki dava arasında bağlantı bulunduğundan birleştirilmesi isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, inanç sözleşmesi ve muvazaa iddiasına dayalı olarak tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuş ise de, 15.05.2004 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek, dava konusu taşınmazların kendi kazancı ve babasının katkısı ile alındığını, ancak dava dışı (eşi) …’a vermiş olduğu vekaletname ile eşinin vekalet yetkisini kötüye kullanarak ve aralarındaki boşanma davası nedeniyle mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak taşınmazları davalılara devrettiğini belirterek tapu iptali tescil olmadığı takdirde tazminat isteğinde bulunmuştur.
Hukuk Genel Kurulunun 06.12.1995 tarih 4/493 E-1075 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere, husumet konusu HUMK.nun 187. maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ortaya atılabilir ve mahkemece de karşı tarafın bu yönde bir savunması ve rızasının bulunup bulunmadığına bakılmaksızın re’sen incelenir.
Yukarıda açıklandığı üzere dava, vekalet yetkisinin kötüye kullanılması ve muvazaa iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali tescil olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde kendisine vekalet yetkisi verilen kişi olan dava dışı …’un davada yer alması gerekli ve yargılama sonucunda verilecek kararın bu kişiyi de bağlayıcı hükümler doğurması söz konusu olduğundan savunma hakkının verilmesi açısından davada yer alması zorunludur.
Belirtilen nedenle mahkemece, HUMK’da dahili dava diye bir hukuki düzenleme bulunmadığından … aleyhine ayrıca bir dava açması için davacıya önel verilmesi, açıldığında dosyanın iş bu temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi ve yargılamanın birlikte sürdürülerek varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi olması doğru olmadığından bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadtığına, 450.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin yatırılan harcın yatırana geri verilmesine, 07.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.