YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8423
KARAR NO : 2006/9842
KARAR TARİHİ : 26.09.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.11.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.1.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastro öncesi tapu kaydına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, adına kayıtlı 20.11.1969 tarih ve 96 numaralı tapu kaydı kapsamındaki yerin kadastro çalışmaları sırasında yol fazlası niteliği ile bırakılarak dava dışı belediye adına 9.6.2004 tarihinde ihdasen tescil edildiğini, anılan taşınmazın davalıya satılarak davalının maliki olduğu 10 parsel ile birleştirildiğini belirtilerek davalı adına tevhiden oluşan 18 parsel numaralı taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile 577 metrekaresinin adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın süresinde açılmadığını, taşınmazı satın aldığını, davada Belediye başkanlığının da yer alması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile, 153 ada 17 parsel numaralı taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının tescil isteğinin dayanağı olan tapu kaydı kadastro çalışmaları sırasında bir başka parsele revizyon görmemiş ise bu kaydın kapsamındaki kısmın davacı adına tescili olanaklıdır. Dosya kapsamına göre, kadastro çalışmaları sırasında yol fazlası olarak tespit gören ve Encümenin 9.10.2002 tarih 146 sayılı kararına istinaden yoldan ihdas suretiyle oluşan 153 ada 17 numaralı parsel, 299.26 metrekare olarak belediye adına tescil edilerek aynı günlü karar ile davalıya satılmıştır. Taşınmaz, 24.11.1994 tarihinde kesinleşen
kadastro tespiti ile davalı adına tescil edilen 153 ada 10 parsel ile birleştirilerek 153 ada 18 parsel numarasını almış ve bu parselden yapılan yola terk ve ifraz sonucu 984.78 metrekare olarak 140 ada 1 parsel adı altında davalı adına tescil edilmiştir.Davacı, davalı adına tescil edilen bu taşınmazdaki yoldan ihdas edilerek oluşan 153 ada 17 parsel numaralı taşınmaza ait olan kısmın adına kayıtlı 20.11.1969 tarih ve 96 numaralı tapu kapsamında kaldığını iddia ederek 577 metrekare miktarındaki yerin adına tescilini istemiştir.Dosyaya getirtilen davacı adına kayıtlı olan 20.11.1966 tarih ve 96 numaralı tapu kaydının geldi kayıtlarının incelenmesinde; taşınmazın harman yeri niteliği ile ve 229 metrekare olarak Feyzullah Duran adına kayıtlı iken satış suretiyle 4/5 hissesinin Gülüzar Kısır adına 28.7.1966 tarih ve 86 numaralı tapu ile tescil edildiği, Gülüzar tarafından açılan ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/377 E. 1969/341 K. Sayılı ilamı ile miktarının 2242 metrekare olarak düzeltildiği, 20.11.1969 tarih ve 96 numarasını alan tapu kapsamındaki taşınmazın maliki Gülüzar tarafından 570 metrekaresinin Felahiye Belediyesi’ne satılarak tapunun davacı ve belediye adına paylı olarak tescil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, dava konusu yerin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/377 E.-341 K. Sayılı ilamında belirtilen taşınmaz içerisinde kaldığı,bir kısmının belediye tarafından kamulaştırıldığı,kalan bir kısım yerin ise 1979/248 esas sayılı dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ‘D’ harfi ile gösterilen yer olduğu, 577 metrekarelik bu kısmın 17 parseli de içine alacak şekilde davacıya ait olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak yukarıda da açıklandığı üzere, tescil isteğinin dayanağı olan tapu kaydı kadastro çalışmaları sırasında bir başka parsele revizyon görmemiş ise bu kaydın kapsamındaki kısmın davacı adına tescili olanaklıdır. Belirtilen nedenle mahkemece öncelikle; davacı ile belediyenin paydaş olduğu 20.11.1969 tarih ve 96 sıra numaralı tapu kaydının bir başka parsele revizyon görüp görmediği tapu sicil müdürlüğünden sorulmalı, revizyon görmemiş ise mahallinde konusunda uzman kişilerin de katılacağı bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılarak, Asliye Hukuk mahkemesinin 1969/377- 341 sayılı dosyası içerisinde mevcut krokiden de yararlanılmak suretiyle tapunun kapsamı kesin olarak saptanmalı, belediye tarafından kamulaştırılan (yol nedeniyle) kısım belirlenmeli, iptali istenilen 153 ada 17 numaralı parseli oluşturan kısım saptanmalı, davacının isteğinin 577 metrekare ve 17 parselin miktarının ise 299.26 metrekare olduğu gözetilerek kalan 277.74 metrekarenin hangi parsel yada yolda kalıp kalmadığı da saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Tüm bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bozulması gerektirmiştir.
Kabule göre de;
İptaline karar verilen 153 ada 17 numaralı parsele ait kayıt birleştirme sonucu kapatılmış olduğu halde infaz olanağı bulunmayan bu parsel hakkında hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 26.9.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.