YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8490
KARAR NO : 2006/10418
KARAR TARİHİ : 04.10.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 27.7.2005 gününde verilen dilekçe ile şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu sicilinde bulunan “bağış” şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının miras hisselerini, noter huzurunda bağış vaadi sözleşmesi ile yasaya uygun bağışladığından bahisle dava reddedilmiştir.
4.5.1995 tarihli noterde yapılan sözleşmeden davacının dava konusu 706 ada 30 ve 61 parsel, 531 ada 5 parsel sayılı taşınmazlardaki miras hak ve hisselerini bedelsiz olarak davalıya bağışladığı, sözleşmenin 22.9.1995 tarihinde tapu siciline şerh edildiği, dava tarihine kadar bağışlama işleminin yapılmadığı görülmektedir.
Bağışlama vaadi Tapu Sicil Müdürlüğü önünde yapılacak bir bağışlama işlemini gerçekleştirmeyi amaçlar ve noterde bir ön akit olarak yapılır. Bağışlama vaadinin tapu kütüğüne şerhi 7.6.1994 tarihli Tapu Sicil Tüzüğünün 55/c maddesi ile sağlanmıştır. 2644 sayılı Tapu Kanununun 26/6 maddesinde gayrimenkul satış sözleşmelerinin tapuya şerhinden itibaren 5 yıl içinde satış yapılmazsa iş bu şerhin Tapu Sicil Muhafızı veya memuru tarafından resen terkin edileceğine dair hüküm bulunmaktadır. Bu maddede bağış vaadi sözleşmesinden bahsedilmemiş ise de, bağış vaadi sözleşmesinin sicile şerhi, az yukarıda açıklandığı üzere 7.6.1994 tarihinde olanaklı hale geldiğinden Tapu Kanunun 26/6 maddesi bağış vaadi sözleşmesinde de uygulanmalıdır. O halde, sözleşmenin tapuya siciline şerhi tarihinden itibaren 5 yıllık süre dolmuş bulunduğundan, Tüzüğün 78/4 maddesi karşısında taşınmaz malikinin istemi ile
şerhin terkininin, Tapu Sicil Müdürü ve memurunca yapılması mümkündür. Bu durumda Yasanın idari bir makamı görevlendirdiği konuda bu işin yerine getirilmesi dava yoluyla mahkemeden istenemeyeceğinden davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, ancak, hükmü sonuçta davanın reddine ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 438/son maddesince karar gerekçesinin yukarıda yazılı şekilde değiştirilerek kararın DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 4.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.