YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9023
KARAR NO : 2006/11022
KARAR TARİHİ : 16.10.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 27.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Hüküm, kararın 01.05.2006 tarihinde tebliği üzerine davalı … Sicil Müdürlüğüne izafeten Hazine vekili tarafından 18.05.2006 tarihinde mahkemenin temyiz defterine kayıtlı dilekçe ile temyiz edilmiş, 15 günlük temyiz süresinin geçtiği sonucuna varan mahkemece davalının temyiz istemi red olunmuş, 15.05.2006 tarihli temyiz isteminin reddine dair kararı davalı temyiz etmiştir.
HUMK.nun 432.maddesi hükmünce temyiz süresi 15 gündür. “bu süre 08.01.1943 tarih ve 4353 sayılı Kanuna tabi Kamu Kuruluşları hakkında 30 gündür”. Ne var ki; Hukuk Usuli Muhakemeleri Kanununda yer alan “bu süre 08.01.1943 tarih ve 4353 sayılı Kanuna tabi Kamu Kuruluşları hakkında 30 gündür” tümcesi Anayasa Mahkemesinin 02.12.2004 günlü kararı ile iptal edilmiş ancak, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 6 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin anılan kararı 21.10.2005 tarih ve 25973 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Kural olarak Anayasa’nın 153. ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki Kanunun 53.maddeleri uyarınca Kanun, Kanun Hükmünde Kararname veya TBMM İçtüzüğü ya da bunların belirli madde veya hükümleri, iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı gün yürürlükten
kalkar. Ancak, Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile meydana gelebilecek boşluğun doldurulabilmesi için iptal kararının yürürlüğe gireceği günü ayrıca belirtebilir. Nitekim; HUMK.nun 432.maddesinin kısmen iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 02.12.2004 günlü kararı 21.10.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmasına rağmen Anayasa Mahkemesince yürürlüğü 6 ay sonrasına yani 21.04.2006 tarihine ertelenmiştir.
Burada üzerinde durulması gereken husus; davalı Hazine’nin yasanın yürürlükten kalkmasından sonraki bir tarih olan 18.05.2006 tarihinde verdiği temyiz dilekçesine süre ile ilgili yasanın iptal kararından önce tanıdığı 30 günlük veya iptal kararından sonra ortaya çıkan 15 günlük süreden hangisinin uygulanması gerektiği sorunudur.
21.04.2006 tarihinden sonra verilen ve taraflarına yöntemince tebliğ olunan kararların temyizinde taraflar için 15 günlük temyiz süresinin uygulanacağında duraksama yoktur. Ancak, karar 21.04.2006 tarihinden önce verilmiş olsa bile taraflar bakımından Yargıtay yoluna başvurma hakkı kararın ilgilisine tebliği tarihinde başlayacağından tebliğ tarihi 21.04.2006 tarihinden önce olsa bile; 4353 sayılı Kanuna tabi Kamu Kuruluşları hakkında temyiz süresi 30 gündür. Fakat, taraflara yapılan tebligat 21.04.2006 tarihinden sonraki bir tarihi taşıyorsa HUMK.nun 432.maddesinde yer alan “bu süre 08.01.1943 tarih ve 4353 sayılı Kanuna tabi Kamu Kuruluşları hakkında 30 gündür” tümcesi Anayasa Mahkemesince iptal edilerek, iptal kararı bu tarihte yürürlüğe girmiş olduğundan 15 gün olarak kabul edilmelidir. Soruna bu açıdan bakılırsa hükmü temyiz eden Hazine’ye tebliğ tarihi Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğünden sonra 01.05.2006 tarihi olduğundan temyiz süresi 15 gündür. Oysa, Hazine bu süre dışında 18.05.2006 tarihinde Yargıtay yoluna başvurduğundan 15 günlük temyiz süresi geçmiştir.
Yukarıdan beri yapılan açıklamalar uyarınca Yerel Mahkemenin Hazine’nin temyiz talebini süre yönünden reddeden 15.06.2006 tarihli kararının ONANMASINA, 16.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.