Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/9059 E. 2006/15545 K. 21.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9059
KARAR NO : 2006/15545
KARAR TARİHİ : 21.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.12.1999 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 8.10.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanunun 747.maddesine dayanılarak açılmış, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 14 parseli lehine davalıların maliki bulunduğu 3 parsel üzerinde krokide kırmızı ile … yerden geçit tesis edilmiş,
Hükmü bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
Davacıya ait 14 parsel sayılı taşınmaz güneyde patika olduğu ifade edilen krokide yeşille … yola cephelidir. Geçit davalarından amaç, yolla bağlantısı bulunmayan taşınmazlara yolla bağlantısını sağlamaktır. Davacı parselinin yola cephesi bulunması nedeniyle kural olarak mutlak geçit ihtiyacı içinde olduğu düşünülemez. Ancak, mevcut yol ihtiyacını karşılamamakta, davacı parseli nispi geçit ihtiyacı içinde ise o zaman geçit istemi haklı olabilir. Bunun için öncelikle ve özellikle 14 parselin güneyindeki yolun niteliğinin incelenmesi gerekmektedir. O halde, mahkemece yerinde jeoloğ bilirkişi bulundurularak keşif yapılmalı, krokide yeşille … patika yolun gerekirse onarılarak ve açılarak davacının geçit ihtiyacını karşılayıp karşılayamayacağı duraksamasız saptanmalıdır. Bu araştırma sonucu yol ihtiyacının karşılanacağı anlaşılırsa yolla bağlantısı olan taşınmaz için açılan dava reddedilmelidir. Yapılacak araştırmada güneydeki yolun onarılma ve genişletme suretiyle de olsa geçit ihtiyacını karşılamayacağı belirlenirse nispi geçit ihtiyacı içinde olan davacı taşınmazı için krokide kırmızı ile … 3 parselden değil başka alternatifle
aranılarak istem değerlendirilmelidir. Zira, geçit davaları taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan almaktadır. Burada davacının subjektif arzusunun önemi yoktur. Genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibinin dikkate alınması zorunludur. Gerçekten, tüm yüzölçümü 582 metrekareden ibaret olan 3 parselden 202 metrekaresinin geçit değeri olarak davacı irtifakına bırakılması davalıların mülkiyet hakkını zedeleyebileceği gibi kalan kısmın neredeyse genel yola cephesiz duruma getirilmesi de davalıların mülkiyet hakkını zedeler.
Bu durumda mahkemece, davacıya ait 14 parselin yola cepheli olmasına rağmen mevcut yolun onarım ve genişletmeyle davacının geçit ihtiyacını karşılamadığının anlaşılması halinde davacı parseline komşu 1, 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar malikleri hakkında davacıya yöntemince dava açmak üzere uygun bir süre verilmeli, açılacak dava eldeki dava ile birleştirilmeli, 14 parselin geçit ihtiyacı yeniden yapılacak keşifte değişik alternatifler üzerinde durularak bu parseller üzerinde aranmalıdır.
Bütün bu yönler üzerinde durulmaksızın komşuluk hukukunun genel ilkesi olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi ve mülkiyet hakkı ihlal edilerek davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 21.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.