Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/9153 E. 2006/10725 K. 10.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9153
KARAR NO : 2006/10725
KARAR TARİHİ : 10.10.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.3.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 26.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastro sırasında ham toprak niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilen 115 ada 701 parsel sayılı taşınmazın kısmen tapu iptali tesciline ilişkindir.
Mahkemece, dava eksik hasıma yöneltilerek açıldığından husumet noktasından reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Başlangıçta 115 ada 701 parsel olarak hazine adına tespit ve tescil olunan çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 4342 sayılı Mera Kanunun uygulaması yapıldığı bu uygulama sırasında komisyonun mera kaynakları arasına aldığı 701 parselin 3402 sayılı Kadastro Kanunun 16 maddesi hükmünce mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazıldığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten, 4342 sayılı Mera Kanununun 3.maddesinde yapılan tanıma göre mera, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerdir. Özel mülkiyete konu teşkil etmeyen ve kazandırıcı zamanaşımı ile mülk edinmesi olanaksız bu gibi yerler hakkında Mera Kanunun uygulaması yapılıp, bir köye tahsis edilmişse mülkiyet aktarımı için açılacak davalarda Hazine ile birlikte tahsis yapılan köy tüzel kişiliğinin de davalı sıfatı ile davada yer alması gerekir. Başka bir anlatımla, Hazine ve köy tüzel kişiliği arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Somut olayda, 701 parsel sayılı taşınmaz dava dışı Eren köy, köy tüzel kişiliğine tahsis edildiğine göre zorunlu dava arkadaşlığı olan köy tüzel kişiliğinin davaya dahil edilmesi olanaklı bulunduğu gibi davacıya verilecek uygun bir süre içinde köy hakkında dava açması sağlanarak açılacak bu dava ile eldeki davanın birleştirilmesi suretiyle hasım eksikliğinin giderilmesi mümkündür. Mahkemece bu işlemler yapılmadan husumetteki noksanlık nedeniyle davanın reddedilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.