Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/9156 E. 2006/10720 K. 10.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9156
KARAR NO : 2006/10720
KARAR TARİHİ : 10.10.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.6.2004 gününde verilen dilekçe ile temlik sebebiyle devir olan hakkında tapuya şerh istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne ve temyiz talebinin reddine dair verilen 21.10.2004 ve 25.11.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, yüklenici …’tan alacağın temliki hükümlerine göre devraldığı hakları nedeniyle davalılar arasındaki sözleşmede yüklenici sıfatının kazanıldığını, bu nedenle 13.8.1993 tarihli sözleşmedeki yüklenici … yerine kendi adının yazılması ve tapuya şerh verilmesi istemi ile dava açmıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş ve hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine 25.11.2004 tarihinde de karar kesin olduğundan temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz talebinin reddine ve esasa ilişkin karara yönelik yeniden temyiz isteminde bulunması üzerine HUMK.nun 427/2 maddesi gereğince dava değeri itibariyle kesinlik sınırı içinde olmadığından temyiz isteminin reddine ilişkin yerel mahkemenin 25.11.2004 tarihli kararı kaldırılarak işin esası incelenmiştir.
Dava temlik yoluyla devir alan hakkında devralınan hakkın tapuya şerh verilmesi istemi ile 25.6.2004 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Mahkemece temlik sözleşmesindeki değere bakılarak işin esası incelemiş ve karar verilmiştir.
Davada 12.6.2000 tarihli biçimine uygun düzenlenmiş temlik sözleşmesine dayanılmıştır. Gerçekten bu sözleşmede temlike konu edilen dava konusu taşınmazların 80.000.000 TL olduğu yazılıdır. Az yukarıda söylendiği üzere dava 25.6.2004 tarihinde açılmış, mahkemeden hukuki himaye bu tarihte
talep edilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesince gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemenin görev konusunu düzenleyen HUMK.nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirlenmiş ise görevli mahkemenin tesbitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Diğer yandan temlik sebebiyle açılan davalar münhasıran Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini tayin eder. 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca sözleşmedeki değere bakmamak, eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin bir dava olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri esas alınarak görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Dava konusu olan ve temlik edilen bağımsız bölümlerin Alanya Mahmutlar Beldesinde bulunması niteliği ve sayısı gözetildiğinde davanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırları içinde kaldığının kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Yerel mahkemece dava değerinin Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırlarının dışında olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası incelenerek karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 10.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.