YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9175
KARAR NO : 2006/14874
KARAR TARİHİ : 12.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.1.2004 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanılarak açılmış temliken tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda dava kabul edilerek 17760 m2 yüzölçümündeki 2145 parsel sayılı taşınmazdan 3841/17760 payın davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmü davalı … temyiz etmiştir.
Gerçekten; Türk Medeni Kanunun 724. maddesi ile yasanın taşınmaz mülkiyetinin kapsamını belirleyen Türk Medeni Kanunun 718. maddesine istisna getirilmiş ve bazı hallerin varlığı halinde mülkiyet hakkı sahibinin zeminle ilgisini keserek taşınmazın üzerinde bulunduğu yapıdan ötürü yapı sahibine tescil olanağı tanımıştır. Ne var ki; böyle bir istemin kabulü için öncelikle taşınmazın … mülkiyete konu yerlerden olması gerekir. Somut olayda ise; davacının adına tescilini istediği taşınmaz başlangıçta yapılan kadastro sırasında «ziraata elverişli olmayan hali arazi» niteliğinde iken 06.12.1985 tarihinde 17760 m2 olarak 2145 parsel sayısı ile davalı … adına tescil edilmiştir. Davalı Belediyenin de bu yerde kısaca İmar Affı Kanunu olarak bilinen 2981 sayılı 10/b maddesine dayanarak bazı hak sahiplerine tapu tahsis belgesi verdiği görülmektedir. Davacı ise çekişmeli taşınmazda 1976 yılında yaptığı yapı nedeniyle eldeki temliken tescil davasını açmıştır.
Görüldüğü üzere, bina sahibi olan davacı 1976 yılında «ziraata elverişli olmayan hali arazi» ye yapı yapmış, taşınmazla ilişkisini bu suretle kurmuştur.
Türk Medeni Kanununun 715. maddesi hükmünce, ziraata elverişsiz bu gibi yerler kural olarak sahipsiz arazi sayılır. Sahipsiz araziler de yasa buyruğu gereği Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir. Dolayısıyla tapuda kaydı bulunmayan ve … mülkiyete konu teşkil etmeyen bir arazi üzerine yapı yapılması taşınmazın niteliği gereği yapı sahibine Türk Medeni Kanununun 724. maddesine sığınarak tescil talebinde bulunma hakkı vermez.
Diğer taraftan, yapının bulunduğu arz parçası davalıya ait taşınmazın bir bölümü kapsamakta ise, tescile konu olacak binanın ve bu binanın zorunlu kullanma alanının ana taşınmazdan ifrazı olanaklı bulunmalıdır.
Dosya kapsamından taşınmazın bulunduğu yerin … Büyükşehir Belediyesi mücavir alanında kaldığı 1/5000 ölçekli … imar planı yapılmasının … Büyükşehir Belediyesi İmar Dairesi Başkanlığından istendiği görülmektedir. 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi hükmünce henüz imar planı yapılmamış bu gibi yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak şekilde tescil olanağı yasaklandığından davanın kabul edilmesi açıklanan bu nedenle de olanaksızdır. Zira, 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri kamu düzenine ilişkin bulunduğundan taraflarca ileri sürülmese de mahkemelerce resen gözetilmelidir. Dolayısıyla taşınmazın paylı tesciline de yasal olanak yoktur.
Her ne kadar dava reddedilmiş, hüküm Dairemizce davacı yararına bozulmuş ise de, az yukarıda söylendiği şekilde verilen tescil kararıyla kamu düzenine ilişkin İmar Yasası hükümleri çiğnenmiş olacağından ortaya çıkan kamu düzenine aykırılıktan ötürü bozma kararına uyulmuş olması davacı yararına usulü kazanılmış hak sağlamaz.
Tüm bu açıklamalar karşısında mahkemece açılan dava reddolunmak üzere temyiz olunan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 12.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.