Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/9194 E. 2006/10548 K. 09.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9194
KARAR NO : 2006/10548
KARAR TARİHİ : 09.10.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.12.2005 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışların giderilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 683.maddesince, kural olarak, bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şeyi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Ancak; Yasa komşu hakkını düzenleyen hükümleri ile bu arada özellikle 737.madde ile mülkiyet hakkının kullanılmasına kısıtlama getirilmiş, malike mülkiyet hakkını kullanırken komşuya zarar verecek taşkınlıklardan kaçınma borcu yüklemiştir. Buradaki taşkınlıktan amaç, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve aile ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin varlığının saptanmasında taşınmazın bulunduğu yerin, kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin yasal düzenleme varsa, yasa hükümlerinin yasal bir boşluk söz konusu ise mahalli örf ve adetin önemi vardır. Bütün bunlar dikkate alınarak yapılacak değerlendirme sonucu komşunun mülkiyet hakkını aşırı kullandığı, bundan ötürü komşu taşınmaz malikinin zarara uğradığı, taşkın kullanma ile zarar arasında illiyet bağı olduğu saptanırsa komşunun mülkiyet hakkını aşırı kullandığından söz edilerek yasaya aykırı davranışların giderilmesi hüküm altına alınabilir.
Somut olaya gelince; Davada davacının güvercin ve köpek besleyerek, ayrıca tavuk yetiştirerek komşuluk hukukuna aykırı davrandığı ileri sürülmüştür. Mahkemece hükme dayanak alınan veteriner bilirkişi raporunda güvercinlerin tüy dökme zamanlarında zarar verebilecekleri ifade edilmiş, tavuk ve köpek beslemek suretiyle zarar iddiası hakkında beyanda bulunulmamıştır. Çevre sağlık teknisyeni raporunda ise davalının köpek beslemek suretiyle mülkiyet hakkını taşkın kullandığı başka bir deyişle, zarar verip vermediği vurgulanmaksızın psikolojik bazı nedenlerle, güvercin ve tavuk kümeslerinin davalıya ait yerden uzaklaştırılması gereği belirtilmiştir. Görülüyor ki, her iki raporda da halen var olan bir zarardan söz edilmemiş, gelecekteki güvercin ve tavuk beslemek suretiyle davacının zarara uğrayabileceği görüşü bildirilmiştir. Bu raporların davanın kabulü için yeterli açıklıkta olmadığı ortadadır. O halde, mahkemece hakikatin daha ziyade açığa kavuşturulması için HUMK.nun 284.maddesince yeniden seçilecek çevre mühendisi ile mesleği veteriner olan bilirkişiler huzurunda keşif yapılmalı, davalının güvercin, tavuk ve köpek beslemek suretiyle komşusu davacıya zarar verip vermediği, yukarıda sayılan ilkeler doğrultusunda incelettirilerek açığa kavuşturulmalı, bu arada mahalli örf ve adetler göz önünde tutulduğundan davalı eylemlerinin komşuluk hukukunun olağan hoşgörü sınırları içinde kalıp kalmadığı konusunda yerel bilirkişi sözüne de başvurulmalıdır.
Mahkemece tüm bu nedenler üzerinde durulmadan davanın eksik araştırma ve inceleme ile kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 9.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.