YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/93
KARAR NO : 2006/7907
KARAR TARİHİ : 04.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar … Köyü vekili tarafından, davalılar …. aleyhine 18.2.1976 gününde verilen dilekçe ile ve birleştirilen dosyalarda … Satılmış Köyü vekili tarafından verilen 29.6.1994 tarihli dilekçeler ve müdahiller …Köyü ,…Köyü, … … tarafından verilen dilekçeler ile yaylaya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davacı … tarafından açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, müdahallerin davasının ve birleştirilen dosyalarda …Köyü tarafından açılan davaların reddine dair verilen 31.12.2004 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı …, Müdahil…Köyü, Müdahil … … davalılar …. davacı …Köyü tarafından istenilmekle tayin olunan 30.5.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar Küçüksatılmış Köyü vekili Av. Cevdet Ucungan, …Köyü vekili Av. … Alınak, Müdahil…Köyü Av. … davalı … ile Karşı tarafıtan davalı … … vekili Av. Ağaca … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … (…) Köyü Tüzel Kişiliği, … Yaylası olarak bilinen taşınmazın doğuda köy ve … mezarı ve Ağaçayırı ve hark, batıda mezarlık, kuzeyde…Yaylası hududu Küçükziyaret hududu ve Körpınar, Güneyde Eski Kuşka ve Karakale hudutlarıyla çevrili olduğunu bu yerin, idare heyetinin 4.11.1935 tarih ve 291/433 sayılı kararı ile yayla olarak köylerine tahsis edildiğini, davalı Bayram …’ın idari
./..
2006/93-7907 -2-
men kararı alarak tahsisli yaylaya elattığını belirterek vaki elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı Bayram … dava konusu yerin Hudoyurdu olarak anıldığını, burada miras yoluyla geçen zilyetlikleri bulunduğunu, Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/729 Esasında kayıtlı davada lehlerine hüküm tesis edildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği davacı … de bağlayacağını, davacı köy adına 474 Sayılı Kanun uyarınca yapılmış tahsis olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mevcut davaya, …Köyü Tüzel Kişiliği müdahil olmuş, dava konusu yer hakkında 4.5.1939 tarih 125 numaralı tapu kayıtları bulunduğunu, 1951 yılında davacı köyün kayıt kapsamındaki yere müdahale etmesi üzerine elatmanın önlenmesi davası açıldığını, Asliye Hukuk mahkemesinin 1951/113 Esasında kayıtlı lehlerine olan hükmün kesinleştiğini, davacı köy tarafından açılan davanın reddini, yine davaya müdahil olarak katılan …Köyü de çekişmeli yerde tarafların hakları bulunmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucu, dava konusu taşınmazın 474. ve 2502 Sayılı yasaların uygulama alanında bulunması, her ne kadar davacı … (…) Köyüne yapılmış bir tahsis varsa da; tahsis kararında sınır ve miktarının yazılmayışı nedeniyle dava reddedilmiş, hükmü davacı köy tüzel kişiliği temyiz etmiş ve Dairemizce özetle «……. Yaylası belli ve bilinen bir yerdir.….sınırlarının mahalli bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla arazide saptanması, teknik bilirkişiye krokinin çizdirilmesi, tarafların delillerin toplanması ve davalının bu yere elattığı anlaşılırsa davanın kabulü…..» gerekeceği nedeniyle bozulmuştur.
Mahkemece Yargıtay bozmasına uyulmuş, bozmadan sonra davaya müdahil olarak katılan … … dava konusu yerin kültür ve çayır arazisi olduğunu, miras yoluyla geçen zilyetliğe dayanılarak tasarruf edildiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Yargıtay bozmasından sonra …Köyü tarafından … … ve müşterekleri aleyhine açılarak mahkemenin 1994/83 Esasına kaydı yapılan davada; …Köyü ahalisinin 1936 yılına dek … (…) Köyünde oturdukları, ortaya çıkan kan davası sonucu idarenin onayı ile davacı köyün … Köyünden ayrıldığı, dava konusu yerin müşterek kullanıldığı, bu yere davalı … ve müştereklerinin elattıkları iddiasıyla vaki elatmanın önlenmesini istemiştir. Davacı …Köyü tarafından…Köyü davalı gösterilerek açılan ve mahkemenin 1994/84 Esasında kayıtlı davada ise; …Köyünün
./..
2006/93-7907 -3-
aynı hudutlar dahilinde kalan sahanın 250 dönümlük bir kısım hakkında davalı köyün tapu kaydı olduğu, köyün kayıt kapsamı dışındaki bir bölüm yayla yerine de elattığı, mahkemenin 1994/85 Esasına kaydedilen davada da; davacı …Köyü ile davalı … (…) Köyünün önceleri tek köy oldukları, davacı köyün … Köyünden ayrıldığı kadimden beri birlikte kullandıkları yayla arazilerini de ayırdıkları dava konusu yerin kendi yararlanmasına bırakılmış iken, davalı köyün elattığı muaraza çıkardığı iddiası ile elatmanın önlenmesini istemiştir.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilmiş, yapılan yargılama sonucunda 1989/280 Esas sayılı dosyayla ilgili olarak;
a) … Köyü (…) yaylasının tapu fen memurları Ömer Çeker, Tarık Zengül ve Tarık Durmuş’un 27.12.2004 tarihli raporlarında A harfi ile ve C harfi ile (Hudoyurdu) gösterilen Kuzeyde Ziyaret Tepesi, Kuzeyden Doğuya doğru; Küçük Ziyaret Tepesi (Küçük Akbaba Tepesi), Karaurgan Köyü Yaylası hududu, Şemo Tepesi Yanıkdere (Yanık Kaya Deresi) hark buradan güneye doğru … (Akyol) Çayırı, Hasançavuş Köyü hududu, Şemo Mezarlığı (… köyünün iddia ettiği Şemo Mezarlığı ) buradan kuzeye doğru Yumru (Yumur) Tepe, buradan batıya doğru Sırakayalar, Eski Çıldır Yolu, buradan batıya doğru Gabirli … buradan Kuzeye doğru Sırakayalar , Eski Çıldır Yolu, buradan batıya doğru Gabirli … Mezarlığı, buradan kuzeye doğru Vanaza (Tomarlı) köyü yayla hududu, Şekero Deresi,…Köyü Yaylası hududu ve Ziyaret Tepesiyle birleştiği noktaların davacı … yaylası olduğuna, davalı Bayram … mirasçıları ve … … ile müdahil …Köyünün müdahalesinin menine, davanın bu şekli ile kabulüne,
b) Müdahil…Köyü Tüzel Kişiliğine ait 4.5.1939 tarih cilt no:69 Sayfa No:108 sıra No:125 de kayıtlı tapunun bilirkişilerin raporlarında B harfi ile gösterilen alan olduğu ve yüzölçümünün 2.535.703 m2 olduğuna ve Müdahil…Köyünün müdahalesi bulunmamakla davanın reddine,
Birleştirilen 1994/83 Esas sayılı dava ilgili olarak; davacı … Satılmış Köyü Tüzel Kişiliğinin aidiyet iddia ettiği yaylanın bilirkişilerin 27.12.2004 tarihli raporlarında yeşil kalem ile çizili alan olduğu ve bu alanın kısmen … Köyü yaylası ve kısmen de;…Köyünün 4.5.1939 tarih cilt No:60 Sayfa No:108, Sıra No:125 de kayıtlı tapusu kapsamında kaldığı sabit olmakla, Bayram … mirasçıları ve … … mirasçıları aleyhine açtığı davanın, davalı sıfatı yokluğundan reddine,
Birleştirilen 1994/84 Esas sayılı dava ile ilgili olarak; davacı …Köyü Tüzel Kişiliğinin aidiyet iddia ettiği yaylanın kısmen … Köyü Yaylası, kısmen de…Köyünün 1939 tarihli tapusu
./..
2006/93-7907 -4-
kapsamında kalmakla,…Köyü aleyhine açtığı davanın reddine,
Birleştirilen 1994/85 Esas sayılı dava ile ilgili olarak da; davacı …Köyünün aidiyet iddia ettiği yaylanın kısmen … Köyü yaylası kısmen de…Köyüne ait 1939 tarihli tapu kaydı kapsamında kalmakla, … Köyü aleyhindeki davanın reddine, müdahil … …’ın bir hakkı bulunmamakla davalı sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı-birleştirilen dosyanın davalısı … Köyü Tüzel Kişiliği, müdahil-davalı…Köyü Tüzel Kişiliği, davalı gerçek kişiler temsilcisi İbrahim … müdahil davalı … … müdahil-davalı ve birleştirilen 1994/83-1994/84 ve 1994/85 Esas sayılı dosyaların davacısı …Köyü Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre müdahil davalı…Köyü Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Bardaklı Köyü Tüzel Kişiliği dışında kalan tarafların temyiz itirazlarına gelince;
Öncelikle belirtmek gerekir ki; bu gibi davalarda hükmün infazını sağlayacak olan teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen plan veya haritalardır. Mahkemenin tesis edeceği hükmün bilirkişiler tarafından düzenlenen plan veya haritaya uyumlu olması gerekir. Dava konusu olayda «… Yaylasının» krokide A ve C harfli yerleri kapsadığı belirtilmiş iken bu alanın hüküm yerinde yazılan sınırlarının hükmün dayanağı olan 27.12.2004 günlü krokide bilirkişiler tarafından gösterilen sınırlara uyum sağlamadığı görülmektedir. Krokiyle hüküm fıkrasında yazılan sınırlar arasındaki aykırılık infazda tereddüt meydana getireceğinden HUMK.nun 389. maddesine uygun düzenlenmeyen hükmün kabul şekli bakımından bozulması gerekir.
Diğer yandan, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Mahkemece, hükmüne uyulan Dairemizin 13.12.1988 günlü bozma ilamında; davacı … (…) Köyü Tüzel Kişiliğinin dayandığı tahsis kararında sınır gösterilmemiş olsa bile, bu tahsis kararının kapsadığı alanın bilirkişi ve tanıklarla saptanması, şayet bu alan içinde kalan bir bölüme davalı gerçek kişinin elatması varsa bunun kaldırılması gerektiği vurgulanmıştır. O yüzden eldeki davada, «… Yaylasının» dava konusu yapılan bölüm içersindeki yerinin doğru olarak belirlenmesi önem kazanmaktadır. Gerçekten HUMK.nun 238/2. maddesine göre «maruf ve
./..
2006/93-7907 -5-
meşhur olan hususlar münazaalı sayılmaz». Dava konusu edilen … Yaylası o bölge halkının sınırları itibariyle bilip tanıdığı maruf olan bir yerdir. Bu yerin hiçbir duraksama olmaksızın o bölgede özellikle civar köy ve yaylalarda yaşayan kişiler tarafından bilinip gösterilmesi gerekir. Ne var ki; mahkemece yapılan uygulamada bu konu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmamıştır.
Mahkemece sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için, önceden civar köy ve yaylalarda yaşayan yöreyi iyi bilir bilirkişi isimleri tespit edilmeli, bu kişiler HUMK.nun 258. maddesi uyarınca keşif yerine çağrılmalı, keza taraflarca bu konuda tanık gösterilirse tanıklarda yasanın 259. maddesi gereğince taşınmaz başında yapılacak keşifte dinlenmek üzere hazır bulundurulmalı, refakatte dava konusu taşınmazlara ilişkin harita tanzim edecek teknik bilirkişilerde alınarak yerinde yeniden keşif yapılmalı, bu keşifte evvela birleştirilen her bir dava dosyasında davacıların dava konusu yaptıkları yer davacılara arz üzerinde göstertilerek, gösterilen yerler teknik bilirkişilere haritasına işaret ettirilmeli, böylelikle her bir dava dosyasında dava konusu yapılan yerler üzerinde durulup bu yerlere ilişkin iddia ve savunmaya taalluk eden deliller ayrı ayrı toplanarak değerlendirilmelidir.
Az yukarıda sözü edildiği üzere, bozmadan sonra 1989/280 numarasını alan dava dosyasında davacı … (…) Köyü Tüzel Kişiliği idare heyetinin 4.11.1935 tarih ve 291/433 sayılı kararı ile yayla olarak köye tahsisi yapılan taşınmaza elatıldığını iddia ettiğinden davacı köyün göstereceği çekişme konusu sınırlar içerisindeki maruf ve meşhur … Yaylasının neresi olduğu bilirkişi ve tanıklara belirletilerek yayla yeri duraksama yaratılmadan krokisine işaret ettirilmelidir. Yine Dairemiz bozma kararında söylendiği üzere dava edildiği halde gösterilen … Yaylası kapsamı dışında kalan bir kısım çekişmeli yer bulunursa o zaman da bu yerlerin öteden beri ne şekilde hangi amaçla ve kim tarafından kullanıldığının tarafların bu yerlerdeki korumaya değer haklarının ne olduğunun sorulup saptanması gerekecektir. Gösterilen biçimde yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın 1989/280 Esasta kayıtlı davanın yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru değildir. Bunun gibi, 1994/83, 1994/84 ve 1994/85 Esaslarda davacı …Köyü tarafından … … ve arkadaşları,…Köyü ve … Köyleri aleyhine açılan davalar hakkında yapılan inceleme ve araştırmada yeterli bulunmamaktadır.
Anılan davalarda; davacı köy önceleri … (…) Köyü ile kendi köylerinin tek bir köy olduğunu, 1936 yılında öldürme hadiselerinin meydana gelmesi üzerine … Köyünden ayrılarak idarenin de yol göstermesiyle yeni bir köy kurduklarını, …
(…) Köyüne tahsis edilen … Yaylasında müşterek kullanma hakları olduğunu ancak zamanla kullanma haklarını dava konusu taşınmazın belli bölümlerine hasrettiklerini davalı olarak gösterdikleri kişilerin bu yerlere elattıklarını elatmalarının önlenmesini istemiştir.
İddia edildiği gibi davacı …Köyü … (…) Köyünden 1936 yılından sonra ayrılmış, ve yeni bir tüzel kişilik kazanmışsa, davacı … Köyüne yapılan tahsisten müşterek yararlanma hükümleri doğrultusunda faydalanacaktır. Bu bakımdan mahkemece davacı …Köyünün önceden …( …) Köyü ile tek bir köy olup olmadıkları, sonradan ayrılarak tüzel kişilik kazanıp kazanmadığı, gerekirse İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Yönetiminden de sorulup saptanmalı, 1935 yılındaki tahsisten sonra ayrılarak tüzel kişilik kazanmışsa ve dava ettiği taşınmaz bölümleri … Yaylası olarak bilinen alan içerisinde kalmakta ise, bu alanda … Köyü ile müşterek tasarruf hakkı bulunduğundan …Köyü Tüzel Kişiliğinin tapu kaydı kapsamı dışındaki yerler hakkında 1994/83 ve 1994/84 Esasta açılan davaların kabulü, 1994/85 Esasta … (…) Köyü hakkındaki davanın ise çekişme konusu yaptığı bölüme hasren müşterek yararlanmaya elatmanın önlenmesi şeklinde kabulü gerekir.
Bütün bu araştırmaların sonucu, davacı … tarafından dava konusu yapılan yerlerin … Yaylası kapsamında kaldığı anlaşılırsa kuşkusuz bu köy tarafından açılan davanın gerçek kişi davalılar yönünden de kabulü aksi halde reddi gerekecektir. Öte yandan; gerek davacı … (…) Köyü gerekse 1994/84 Esasındaki davada davacı …Köyü,…Köyünün tapu kayıt kapsamındaki bir kısım yaylalarına elattıklarını iddia ettiklerinden davalı…Köyünün dayandığı 4.5.1939 tarih ve 125 numaralı kayıt kapsamı da sağlıklı olarak belirlenmelidir. 27.12.2004 tarihli krokide bu yer B harfi ile gösterilmiş yüzölçümü ise 2.535.703 m2 olarak ölçülmüştür. Ancak; 250.000 m2 yüzölçümündeki 125 numaralı bu kaydın sınırları doğusu … Mezarlığı ve…ve Hudoyurdu, batısı yol ve Kebirligedik, güneyi Karakale ve Hasançavuş hududu ile çevrilidir. Görülüyor ki; kayıt gayrisabit sınırlarla çevrilidir. 3402 sayılı Kadastro Kanunun 20/C maddesince harita plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar değişebilir ve genişletmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar edilmesi gerekir. Mahkemece yasanın anılan hükmü bir yana bırakılarak davalı …Köyü kayıt kapsamının
miktarının çok üstünde 2.535.703 m2 olarak belirleyen bilirkişi raporuna bağlı kalınması da yanlıştır.
Mahkemece, bütün bu yönler üzerinde durulmaksızın hükmüne uyulmakla uyulan taraf yararına usulü kazanılmış hak sağlayan bozma kararında vurgulanan davacı adına yapılan tahsis işlemi de bir yana bırakılarak kadim yararlanma hakkından sözedilip davaların yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru olmamış kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, müdahil-davalı…Köyü Tüzel Kişiliğinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı-davalı … (…) Köyü, davalı gerçek kişiler temsilcisi İbrahim … müdahil davalı … … ile müdahil davalı ve birleştirilen 1994/83-84-85 Esas sayılı dosyaların davacısı …Köyü Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu taraflar yararına BOZULMASINA, lehine bozma kararı verilen taraflardan alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 1989/280 Esas sayılı dosya açısından, 450.00 YTL duruşma vekalet ücretinin, davalılar ve müdahiller … Köyü Tüzel Kişiliği,…Köyü Tüzel Kişiliğinden alınarak davacı … Tüzel Kişiliğine verilmesine, 1994/83-84-85 Esas sayılı dosyalarda; 450.00’şer YTL duruşma vekalet ücretlerinin, bu dosyaların davalısı olan … Köyü Tüzel Kişiliği,…Köyü Tüzel Kişiliği ve … … ve müştereklerinden alınarak, bu dosyaların davacısı …Köyü Tüzel Kişiliğine verilmesine, 4.7.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.