YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9338
KARAR NO : 2006/10825
KARAR TARİHİ : 12.10.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 11.03.2005 gününde verilen dilekçe ile çekişmenin giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ve davalıya ait yapılar 17 parsel hudutları içerisinde yapılı bulunmaktadır. Güneydeki yapı davacıya, kuzeydeki yapı ise davalıya aittir. 17 parselin getirtilen tapu kaydına göre maliki … Oksar’dır. Bu kişi ölü olup, veraset belgesine göre davacı … murisin oğlu, davalı …’de torunudur. Mevcut bu bilgilere göre 17 parselde tarafların mirasen ve intikalen elbirliği mülkiyeti kurallarına göre maliki bulundukları açıktır. Elbirliği mülkiyeti sona erdirilinceye kadar tarafların birlikte hareketle tasarrufları esas olup, binaların yapımı sırasında karşılıklı uyuşmazlık çıkarmadıkları anlaşılmaktadır. Davaya konu edilen olay ise, mülkiyetin özüne ilişkin olmayıp, taşkın kullanma olgusuna aittir. Davalının yaptığı binanın davacının evine bakan pencerelerinden davacının rahatsız olduğu ve bu tür pencere açmanın mülkiyetin taşkın kullanımını oluşturduğu iddia edildiğine göre yöresel yapılanma biçimi bu biçime göre oluşmuş örf tespit edilmediği sürece mülkiyetin taşkın kullanımından sözetmek mümkün değildir. Türk Medeni Kanunun 737.maddesi komşuların mülklerini kullanırken, diğer komşu olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınması gerektiği kuralını getirmiştir. “Olumsuz şekilde etkilenme olgusu” yöreye, yere ve zamana göre farklı şekillerde ortaya çıkar. Somut olayda; mülkiyette ortaklık unsuru da dikkate alınarak benzer kullanım biçimli yapılaşmanın yöresel şekli bilirkişiye
incelettirilmeli, öteden beri alışılagelen örf’e göre bina mesafesinin ne boyutta bulunacağı belirlenmeli ve pencere açmanın bu delillerin toparlanmasından sonra olumsuz şekilde komşu davalıyı etkileyip etkilemediği belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, yukarda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak eksik inceleme ile karar verildiği anlaşıldığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.