YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/957
KARAR NO : 2006/3133
KARAR TARİHİ : 20.03.2006
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 7.10.2004 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin önlenmesi ve kal, karşı davada taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil istenmesi üzerine davaların birleştirilerek yapılan duruşması sonunda; müdahalenin önlenmesi talebinin kabulüne, kal talebinin reddine, Medeni Kanunun 725.maddesine dayalı karşı davanın reddine dair verilen 7.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve … vekili ve davalı karşı davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi, karşı dava ise taşkın yapı nedeniyle temliken tescil istemleriyle açılmıştır.
Mahkemece meni müdahale davasının kabulüne kal ile temliken tescil istemlerinin reddine karar verilmiş, hükmü taraflar temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine özellikle arz üzerine sonradan yapılan merdivenin bina niteliği taşımamasına, bu inşaatı kendi malzemesiyle sonradan yapan kişinin de iyiniyetli kabulüne olanak bulunmadığına göre karşı davacı …’ın tüm temyiz istemleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacılar, … ve …’nın temyiz itirazlarına gelince; Dava dilekçesinde ve sonradan yapılan açıklamalarda, davacılar, davalı …’ın merdiven yaparak 16 m2 yüzölçümündeki yerlerine elattığını, merdivenden akan kar ve … sularının kendilerine ait binaya zarar verdiğini, davalının komşuluk hukukuna aykırı davrandığını iddia etmiştir. Davacılar ile davalı ve dava dışı şahıs (47) parsel sayılı taşınmazda müşterek paydaştır. Kural olarak paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş buna engel olan diğer paydaşın elatmasının önlenmesini isteyebilir. Veya paydaşlar arasında fiili kullanmayı belirleyen ve paydaşların tümünün çekişmesiz kabul ettikleri imzalarını taşıyan taksime ilişkin bir sözleşme varsa bu sözleşmede öngörülenin dışında kullanımın varlığına dayanarak elatmanın giderilmesi dava edilebilir.
Somut olayda yanların paylaşım biçimini belirleyen bir sözleşmeleri yoktur. Krokiden de her paydaşın çekişmeli yerde birbirinden az veya çok bir arz parçası kullanmakta olduğu görülmektedir. Bu yüzden burada açılan paydaşlar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı bulunmadığı gibi yine paydaşlar arasında yararlanma kullanma ve korumayı düzenleyen Türk Medeni Kanununun 693.maddesinin de arazinin kullanım biçimine göre uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında ve bilimsel görüşlerde kabul edildiği üzere payından az yerden yararlandığını ileri süren paydaşın sorununun elatmanın önlenmesi davasıyla değil kesin sonuç sağlayan taksim veya ortaklığın satış suretiyle giderilmesi davası açılması suretiyle çözülmesi gerekir.
Ancak; davada paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi istemi dışında ikinci kademede komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi de talep edilmiştir. Gerçekten, komşu hakkı başlıklı ve taşınmazda kullanım biçimini düzenleyen Türk Medeni Kanununun 737.maddesi gereğince herkesin taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken komşularını olumsuz etkileyecek taşkınlıktan kaçınması gerekir. Bu hükümle, Türk Medeni Kanununun 683.maddesiyle taşınmaz malikinin kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine yasal sınırlama getirilmiş, az önce sözü edilen 737. maddenin II.fıkrası komşu taşınmaz malikinin yerel adete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan aşırı kullanmasını yasaklamıştır.Bu durumda, mahkemece; yerinde yeniden keşif yapılarak davalı …’ın paylı mülkiyet rejimine tabi ve paydaşı olduğu taşınmazda tasarruf yetkisini aşırı kullanıp kullanmadığı belirlenmeli, sonradan yaptırdığı merdiven ile komşusu olan davacılara yerel adete göre kendilerine ve taşınmazlarına zarar verip vermediğini açığa kavuşturulmalı imar mevzuatına aykırılıktan dolayı işlem yapılmışsa evrakları idare merciden getirtilmeli ve bundan da yararlanılmalı taşkın kullanmanın varlığı saptanırsa ve bu kullanımın merdivenin yıkımı suretiyle giderilebileceği anlaşılırsa buna hüküm kurulmalıdır. Bu yönler üzerinde durulmadan davanın yazılı şekilde kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ. Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın iadesine, 20.3.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.