YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9766
KARAR NO : 2006/14422
KARAR TARİHİ : 05.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.2.2002 gününde verilen dilekçe ile eski hale getirme tazminatı istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen 31.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 5.12.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … vekili Av. … ile karşı taraftan davacı Hazine vekili Av…. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mera olarak sınırlandırılan 65 ada 9 ve 67 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara elattıkları iddiasıyla davalılardan eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizce, özetle “… Her ne kadar davalı … …’in bu yere elattığı kanıtlanamamış ise de davalılardan … kiralama yoluyla da olsa mera olan taşınmazlarda esasen ceza hukuku açısından suç teşkil eden haksız eylemi sürdürmüş, amaç dışı kullanmak suretiyle mera vasfının bozulmasına neden olmuştur. O halde bu davalının eski hale getirme bedelinden sorumlu tutulması gerekir. Kiralama işlemi davacı Hazineyi bağlamayacağından ve bu olgu kanıtlanırsa ancak, kira sözleşmesinin tarafları arasında rücu ilişkisi sonuçunu meydana getireceğinden davacıya davalı …’den talep ettiği eski hale getirme bedeli açıklattırılarak istemin sonucuna göre hüküm altına alınması gerekir…” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın … yönünden kabulüne karar verilmiş; hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1- Yerel mahkemece, Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak istemin … yönünden hüküm altına alınması
usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalının tüm temyiz itirazları , davacı Hazinenin ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde bulunmamış ve reddi gerekmiştir.
2- Davada haklı çıkan yararına vekalet ücretine hükmedilebilmesi için, o (haklı çıkan) tarafın davanın başından sonuna kadar vekil tarafından temsil edilmiş olması şart değildir.Yargılamanın hangi safhasında olursa olsun taraflardan birinin kendisini Avukatla temsil ettirmesi ve avukatın yargılama ile ilgili her hangi bir işlem yapmış olması müvekkil yararına vekalet ücreti taktirini gerektirir. (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, madde 5) Bozmadan önceki bazı oturumlara davacı Hazine vekili katılmış ve dilekçeler vermiştir. Bu nedenle davası kabul olunan Hazine yararına vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken bu yönün göz ardı edilmesi doğru görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmiş ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte yazılı nedenlerle davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte yazılı nedenlerle, hüküm fıkrasının 5. bendinden sonra gelmek üzere “ 6 – Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2048.00 Y.T.L.nispi vekalet ücretinin davalı …’den alınıp davacı Hazineye verilmesine.” tümcesinin eklenmesine, H.U.M.K.nun 438/VII maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLMİŞ bu hali ile ONANMASINA, (450.00 YTL) Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı …’den alınıp davacı Hazineye verilmesine, 5.12.2006 tarihinde oy birliği ile karar verildi.