Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/10155 E. 2007/11631 K. 04.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10155
KARAR NO : 2007/11631
KARAR TARİHİ : 04.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 14.3.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 2.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazların yayla yeri olduğu iddiası ile açılmış, mahkemece istek kabul edilerek dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptaline yayla niteliği ile özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
HUMK.nun 238/2.maddesine göre “Maruf ve Meşhur olan hususlar münazaalı sayılmaz.” Davalı taşınmazın bulunduğu … Yaylası sadece bölge halkı tarafından bilinen bir yer değil herkesin bildiği tanıdığı yurt genelinde maruf olan bir yerdir. Öncesi …, maruf ve meşhur bir yayla iken sonradan yaygın bir yapılaşma sonucu yerleşme alanı haline getirilen bu yerin …’ya nazaran daha serin olmasından ötürü niteliğinin değiştirilerek yazlık yapı olarak kullanılması taşınmazın “yayla” olma özelliğini kaybettirmez.
Ancak anılan yasa hükmünün olaya uygulanabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin, mevkiinin, niteliğinin konusunda uzman olan bilirkişiler aracılığı ile yapılacak keşif ve düzenlenecek denetime elverişli raporlar ile belirlenerek gerçekten “… Yaylası” olarak bilinen yayla kapsamında olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmasına bağlıdır.
HUMK’nun 275.maddesi, “Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez”. Hükmünü içermektedir.
Somut olayda;Mahkemece, mahallinde sadece fen bilirkişisinin katılımı sonucu düzenlenen rapor ile Dairemiz ve Yargıtay’ın çeşitli daire kararlarına atıf yapılmak suretiyle dava konusu taşınmazın maruf ve meşhur … Yayla’sı sınırları içerisinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve dayanılan gerekçe hüküm kurmaya yeterli değildir. Belirtilen nedenle mahkemece yapılacak iş; konusunda uzman olan kişiler arasından seçilecek orman mühendisi, ziraat mühendisi ve fen bilirkişinin katılımı ile mahallinde keşif yapılarak, dosya içerisinde mevcut memleket haritası, orman kadastro tutanakları da uygulanmak ve krokisinde de işaret edilmek suretiyle taşınmazın niteliğini denetime elverişli raporlar ile saptamak, dava konusu taşınmaza ilişkin tutanak ve varsa dayanağı tüm belgeler de getirtilerek incelenmek, taşınmazın orman niteliğinde olduğunun tespiti halinde Hazinenin orman iddiası ile açılmış bir davası bulunmadığı da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır. Tüm bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen karar doğru olmadığından bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 4.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.