Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/10371 E. 2007/11331 K. 03.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10371
KARAR NO : 2007/11331
KARAR TARİHİ : 03.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin kaldırılması davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 10.5.2007 gün ve 2007/4035-5439 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Yerel mahkeme kararı yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle onanmış olup, yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle “3573 sayılı yasa kapsamında olup veriliş amacı dışında kullanılamaz, miras dahil bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü küçültülemez, aksi halde Hazinece geri alınır” şerhinin 4.3.2003 tarihinde konulmuş olup şerhin dayanağının 3573 sayılı yasada 4086 sayılı yasa ile yapılan değişiklik olmasına, anılan değişiklik ile 3573 sayılı yasanın 3.maddesinin 3.fıkrasının “…5 yıl süre ile taşınmazın gayesine uygun olarak kullanıldığının Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca tesbit edilenlere mahallin en büyük mülki amiri tarafından tapuları devredilir. Bu yolla verilen taşınmazlar hiçbir şekilde amacı dışında kullanılamaz…, bu hususlarda taşınmazın siciline şerh verilir” şeklinde değiştirilmiş olmasına, 4086 sayılı yasa 28.2.1995 tarihinde yürürlüğe girmiş olup bu kanunun yürürlüğünden önce zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılanması hakkındaki iş ve işlemlere uygulanacak mevcut 7.2.1939 tarihinde yürürlüğü giren 3573 sayılı yasadır. Anılan yasada bu yasa uyarınca edinilecek taşınmazların amacı dışında kullanılamayaçcağına dair taşınmaz siciline şerh verileceğine dair herhangi bir hüküm yoktur. Hal böyle olunca yasaların zaman bakımından uygulanmasına ilişkin ilkeler üzerinde durulması gerekir. 9.3.1988 tarih 1987/2-860-232 sayılı Hukuk Genel Kurulu kararında vurgulandığı üzere kural olarak herhangi bir yasa veya düzenleyici hüküm yürürlüğe girdiği andan itibaren hukuksal sonuç meydana getirir. Başka bir deyişle, yasa yürürlüğünden önceki olaylara uygulanmaz. Medeni Hukuk uygulaması açısından buna yasaların geriye yürümemesi (makabline şamil olmaması) ilkesi denir. Yeni yasanın eski yasa zamanında tüm sonuçlarıyla doğmuş olan haklara dokunmaması ilkesine de Medeni Hukuk ulygulamasında “kazanılmış hak” denilmektedir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, taşunmazın tapulama tespiti 1963 yılında yapılmış, 4086 sayılı Yasa 28.2.1995 tarihinde yürürlüğü girmiş dava konusu şerh ise 2003 yılında konulmuştur. Hukukumuzda kazanılmış hak kavramı sosyal hukuk devletinin temel taşlarındandır. Olayda tamamlanmış bir hukuki işlem mevcut olup, davacı bakımından kazanılmış hak gerçekleşmiştir. 4086 sayılı Yasada zaman bakımından geçmişse yürürlüğe ilişkin hüküm olmadığından bu yasanın 2.maddesine dayanılarak konulacak şerhler yasanın yürürlük tarihinden sonrası için olanaklıdır. Konulan şerhin yasal yanı olmadığından davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olduğundan ve davalının karar düzeltme istemi HUMK.nun 440.maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmamakta olduğundan mahkeme kararının gerekçesinin yukarıda açıklanan nedenlerle değiştirilerek karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanununun 2 ve 4-1 maddeleri delaletiyle takdiren 160,00 YTL para cezasının düzeltme isteyenden tahsiline, Harçlar Kanununun 13/J maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 3.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.